Son 10 yılda sayılarının azalmasıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Şanlıurfa’da koruma altına alınan "Gazella gazella" türü ceylanlar, 200 bin dekarlık doğal alandaki ortamlarında yaşamlarını sürdürüyor. Şanlıurfa-Suruç karayolu üzerindeki 75. Yıl Ceylan Üretme İstasyonu'nda korunan hayvanlar, aralıklarla Kızılkuyu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'na bırakılıyor. Dağlarda yaşamlarını rahatça sürdüren ceylanların takiplerini sağlamak ve gerekli koşullarda müdahale edebilmek amacıyla GPS cihazı da bulunuyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şanlıurfa Şube Müdürlüğü ekipleri, ceylanların bakımları ve beslenmeleriyle özel olarak ilgileniyor. Popülasyonu tamamlanan 5 ceylan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü İsmail Üzmez, Doğa Koruma Milli Parklar 3. Bölge Müdürü Hacı Ahmet Çiçek ve Doğa Koruma Şanlıurfa Şube Müdürü Mehmet Gürkaynak tarafından doğal yaşam alanına salındı.

"Herkes gelip ceylanları görebilir"
Şanlıurfa’ya ziyaret gerçekleştiren Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü İsmail Üzmez, sahada incelemelerde bulundu. Üzmez, 75. Yıl Ceylan Üretme İstasyonu'nda popülasyonu tamamlanan ceylanların peyderpey başka illerde doğal alanlarına salındığını söyledi. Daha önce terörle anılan Cudi Dağı’nın şimdilerde turizmle anıldığını belirten Üzmez, geçen yıl 50 ceylanın salındığını, önümüzdeki aylarda 30 ceylanın daha aynı bölgeye bırakılacağını bildirdi. Üzmez, restorasyonu tamamlanan 75. Yıl Ceylan Üretme İstasyonu tanıtım ve ziyaretçi merkezine vatandaşları davet ederek, “Buraya gelin güzel ceylanları siz de görün. Tetiğe değil, deklanşöre basın” dedi.

"Dağlar terörle değil turizmle anılacak"
, Burada ceylan üretme istasyonu ve yaban hayatı geliştirme sahamız var. Birecik'te de kelaynak üretme istasyonumuz var. , Ayrıca çöl varanı, çizgili sırtlan gibi Urfa'ya mahsus Urfa ile özdeşleşmiş ve Urfa'yı dünyaya tanıtacak endemik türlerimiz de var. Tabii doğa koruma olarak biz bu hayvanları hem üretiyoruz hem de kaçak avcılara karşı koruyoruz. Ürettiğimiz hayvanları da zaman zaman doğaya bırakıyoruz. İşte bulunduğumuz Kızılkuyu ceylanların doğal yaşam ortamları ve en iyi yaşayabildikleri yerlerdir. Devlet olarak buraya 2006'da 220 dönüm alanda ceylan üretim istasyonu kurduk. Burada üretiyoruz, üretilen fazlalık bireyleri de hem buradaki yaban hayatı geliştirme sahası hem de Türkiye'nin ceylanın yaşayabileceği yaşam ortamlarını tespit ederek oraları da götürüp bırakıyoruz. Türkiye'nin bu ceylan çeşidini arttırmak, zenginleştirmek amacıyla çalışmalar yapıyoruz. Burada 233 tane ceylanımız var. Bu ceylanlardan 30 tanesini yaşayabilecekleri başka ortamlara bırakacağız. Geçen yıl Cudi Dağı'na 50 tane ceylanı götürdük, bıraktık. Şu anda onlar çok güzel yaşıyorlar. 15-20 tane de yavru aldık.

"Ceylanlar dağlarda GPS ile takip ediliyor"
Üzmez, açıklamasının sonunda, "Buradan seslenmek istiyorum biyoçeşitliliğimize sahip çıkalım. Kaçak avcılara müsaade etmeyelim. Bunların kaçak avlanmasına müsaade etmeyelim. Bunları ne kadar çok yaşatabilirsek Türkiye'nin zenginliği de o kadar artacak. Yabani hayatı koruma kontrollerimiz kurumuzun 4 bin 500 personelinden oluşuyor. Hepimiz bir nefer gibi elimizde silahlarımızla bu hayvanları takip ediyoruz, koruyoruz. Kaçak avcılara karşı koruyoruz. Üretim istasyonunda ürettiğimiz fazla bireyleri de yaban hayatına kazandırmak için dağlara salıyoruz. Mesela bu sene 30 tane daha ferdi Cudi Dağı'na salacağız. Bunlara GPS cihazı da takıyoruz. uydudan takip ediyoruz yani hayvan nerede yenileniyor, nerede su içer, nerede zaman geçiriyor tamamen bilgimiz var. Dolayısıyla hayvana gelebilecek bir zararı tespit ediyoruz, anında kontrol edip yerinde müdahaleyi yapabiliyoruz" ifadelerini kullandı.

Editör: Haber Merkezi