Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan depremin vurduğu Şanlıurfa'da incelemelerde bulundu. Çadırkenti ziyaret eden Erdoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Millet olarak tarihimizin en büyük afetlerinden birini yaşadık. Pazartesi günü meydana gelen depremler 10 ilimizde çok ciddi yıkıma ve can kaybına yol açtı. Şu ana kadarki tespitlere göre 21 bin 848 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bu depremlerde 80 bin 104 insanımız da yaralı olarak kurtuldu. Şanlıurfa'da 19'u tamamen yıkık olmak üzere oturulamaz hale gelen 164 binada diğer şehirlerden yaralı olarak gelenlerle birlikte 335 vatandaşımız maalesef şehadete yürüdü. 5 bin 752 vatandaşımız yaralı olarak kurtulmayı başardı" ifadelerini kullandı.

"Devletimizin depremzede vatandaşlarımızın yanında olmak için verdiği samimi mücadeleyi kimse inkar edemez"
Depremin 13,5 milyon insanın yaşadığı 500 kilometrelik bir alanda büyük bir yıkıma yol açtığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylesine geniş bir alanda ve bu kadar çok nüfusu etkileyen bir deprem, dünyada eşine az rastlanır bir felakettir. Dünyanın önde gelen deprem uzmanlarını dahi dehşete düşüren bu felaketin derin izlerini, yıkım yaşayan illerimizde tüm çıplaklığı ile görmek mümkündür. Bu felaketin yıkım etkisinin 1939 Erzincan ve 1999 Marmara depremlerinden bile kat be kat fazla olduğu ortadadır.

Deprem anından itibaren devletimizi tüm kurumları ile, personeli ile, araç gereci ile harekete geçirdik. Afet çalışmaları ile görevli kurumlarımızı yanı sıra bakanlığımız tüm birimlerini polisi, askeri, jandarmasıyla güvenlik güçlerimizin tamamını bölgeye yönlendirdik. Bakanlarımız, valilerimiz, belediye başkanlarımız, resmi kurumlarımız ilk günden itibaren canla başla çalışıyor. Bu süreçte afetin büyüklüğünün ve çetin kış şartlarının getirdiği zorluklar sebebiyle insan iradesini aşan pek çok sıkıntı ile karşılaştık.

Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunu coşkuyla kutladık Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşunu coşkuyla kutladık

Ancak hiçbir engelin bizi vatandaşımızın yardımına koşmaktan alıkoymasına izin vermedik. Elbette kimi alanlarda bazı gecikmeler ve aksaklıklar yaşanmıştır. Ama devletimizin depremzede vatandaşlarımızın yanında olmak için verdiği samimi mücadeleyi kimse inkar edemez. Deprem bölgesinde ziyaret ettiğimiz vatandaşlarımızın metanetini gördükçe ne kadar büyük bir milletin evladı olduğumuzu çok daha iyi anlıyoruz. İnşallah 85 milyon tek yürek olarak bu zor günlerin de üstesinden geleceğiz. Birlik ve beraberliğimize gölge düşürmediğimiz müddetçe Allah'ın izni ile her türlü badireyi atlatacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.

"Geçici barınma merkezlerinde 1 milyon 100 bin kişi var"
Şanlıurfa'da arama kurtarma çalışmalarının sonlandırıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enkaz kaldırma ve hasar tespit faaliyetlerimizi de kısa sürede sonuçlandırarak yeniden inşa ve ihya çalışmalarımıza başlayacağız. Daha önce yaşanan depremlerde, sel felaketlerinde, yangınlarda afet bölgelerini nasıl kısa sürede ayağa kaldırdıysak inşallah Şanlıurfa ve diğer 9 ilimizde de yaraları en hızlı şekilde saracağız. Depremzedelerimizin sıkıntılarını hafifletecek, hayatlarını bir nebze olsun kolaylaştıracak uygulamaları birer birer devreye alıyoruz.

Depremde evleri yıkılan ve oturulamaz hale gelen vatandaşlarımızın barınma ihtiyaçlarını ya kendi şehirlerinde, ya da diğer vilayetlerimizde gideriyoruz. Bu amaçla ülkemizin dört bir yanındaki otellerimizde, yurtlarımızda, kamu misafirhanelerimizde yerler tahsis ettik. Hali hazırda sadece Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullarımızda, yurtlarımızda, uygulama otellerinde, öğretmen evlerinde 460 bin vatandaşımız barınıyor.

Geçici barınma merkezlerinde 1 milyon 100 bin kişi var. Ev sahibi ve kiracıların tamamını kapsayacak şekilde 5 bin lira ve 2 bin lira arasında değişen kira destek programı oluşturduk. Evleri yıkılan veya oturulamayacak hale gelen vatandaşlarımızın acil ihtiyaçları ve taşınmaları için hane başına 15'er bin lira ödemede bulunacağız. Depremzedelerimizin barınma sorunlarını hızla çözmelerine yardımcı olacak her türlü tedbiri alıyoruz. En zor günlerinde insanımızı aç açıkta bırakmamak, çaresiz ve sahipsiz hissettirmemek adına gereken neyse hepsini de yapıyoruz.

Bazı şehirlerimizi yeni baştan inşa edecek, bazılarının yerinde ihyasının yollarını arayacağız. Yüz binlerce konutun altyapısı ve üstyapısı ile inşası anlamına gelen bu süreci kısa sürede tamamlayacağımıza inanıyorum. Sizlerden bir yıl süre istiyorum. Bir yıl içinde bu inşaatların inşasını yapacağız, ihyasının da gerçekleştireceğiz. Bunu da tarihimizin her döneminde olduğu gibi yine dayanışma içinde birlik ve beraberlik içinde hareket ederek gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

"Depremden etkilenen 10 ilimizdeki okulların tüm kademelerindeki öğrenciler için ikinci dönem devam şartı aranmayacak"
Olağanüstü hal, afet bölgesi ve mücbir sebep uygulamasıyla bölgenin ve vatandaşların her türlü ihtiyacını karşılayacak mekanizmaların kurulduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı tüm okullardaki eğitime ara verme süresin 20 Şubat'a kadar uzattık. Depremden etkilenen 10 ilimizdeki okulların tüm sınıflarındaki ve kademelerindeki öğrenciler için ikinci dönem devam şartı aranmayacak. Ailelerden çocuklarını diğer illerdeki okullara nakletmek isteyenlere her türlü kolaylık gösterilecek. Çalışanlarımızdan esnafımıza kadar her kesim için benzer tedbirleri hayata geçiriyoruz. Yıkıntıların altından çıkartılan ve ailelerine ulaşılamayan çocuklarımızın tedavisi ve koruma altına alınması çalışmalarını hassasiyetle yürütüyoruz.

Diğer şehirlerimizdeki hastanelerimize uçakla, helikopterle, gemiyle, ambulansla nakledilen yaralı depremzedelerin tedavileri özenle yapılıyor. Güvenlik güçlerimize evlere ve iş yerlerine dadadan yağmacılara, Ticaret Bakanlığımıza temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını arttıran fırsatçılara asla göz açtırmamalar talimatını verdik. Özellikle sosyal medya üzerinde yalan ve asılsız haberler yaymak suretiyle milletimizi kışkırtan kaos tüccarlarına karşı müsamahasız davranıyoruz. Akrebin kıskacında yoğrularak bu günlere gelmiş bir millet olarak tarih boyunca aşılmaz denilen nice engeli nasıl aştıysak, inşallah bu imtihandan da alnımızın akı ile çıkacağız.

Kayıplarımız acısı yürekleri yakıyor. Fatihalarla, tekbirlerle, salavatlarla, dualarla cenazelerimiz defettikten sonra deprem bölgesinde hayatı yeniden kuracak inşa ve ihya faaliyetlerine geçeceğiz. Bizler her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna inanan bir milletiz. Millet olarak bu zor günleri de atlatacağımızdan hiç şüphe duymuyorum" dedi.
 

Editör: Haber Merkezi