banner31

banner30

Gülpınar Erdoğan'ın başkanlık ettiği Reform Eylem Grubu toplantısına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Reform Eylem Grubu Toplantısı'na başkanlık etti. Toplantıya AB Uyum Komisyonu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Kasım Gülpınar'da katıldı.

Siyaset 10.05.2019, 03:50
Gülpınar Erdoğan'ın başkanlık ettiği Reform Eylem Grubu toplantısına katıldı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: “AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha fazladır”
- “Ülkemiz olmadan AB’nin kurucu değerlerini dinamitleyen İslam düşmanlığı, kültürel ırkçılık, ayrımcılık ve göçmen karşıtlığı gibi varoluşsal tehditlerle başarılı bir şekilde mücadele etmesi mümkün değildir”

- “Stratejik hedefimiz olan tam üyeliğe ulaşmak için elimizden gelen her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz”

- “Ne süreçte karşılaştığımız haksızlıklar ne de ülkemize yönelik yıldırma taktikleri bizim tam üyelik kararlılığımızı etkilemedi. 60 sene önce nasıl kararlıysak bugün de aynı noktadayız”
- “Türkiye’yi Avrupa ailesinin dışına atmaya çalışanlara inat yolumuza ısrarlı bir şekilde devam ediyoruz. AB kurumlarını kendi hırsları, önyargıları, küçük hesapları için istismar edenlere kesinlikle boyun eğmeyeceğiz”
- “Hiç kimse Türkiye’yi sonuçta kaybedeceği, zararlı çıkacağı bir denklemi kabil etmeye zorlayamaz. Böyle bir durum karşısında tavrımız her zaman ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini gözetmek olacaktır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha fazladır. Ülkemiz olmadan AB’nin kurucu değerlerini dinamitleyen İslam düşmanlığı, kültürel ırkçılık, ayrımcılık ve göçmen karşıtlığı gibi varoluşsal tehditlerle başarılı bir şekilde mücadele etmesi mümkün değildir” dedi. 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Reform Eylem Grubu toplantısına başkanlık yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik yolunda bu zamana kadar yaptığı çalışmaları, yapılan engellemeleri ve bundan sonra yapacağı çalışmaları anlattı. Toplantının 9 Mayıs Avrupa Günü'ne tekabül ettiğini, Avrupa Günü'nün aynı zamanda birliğin sıkıntılarını masaya yatırma açısından önemli bir imkan olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 69 yıl önce 9 Mayıs 1950 tarihinde Schuman Deklarasyonu'nun kabul edilmesiyle AB projesinin temellerinin atıldığını hatırlattı. Bütünleşme fikrinin savaş yorgunu Avrupa’nın tekrar barış, istikrar, ekonomik kalkınma ve refaha ulaşmasında oyun değiştirici bir rol üstlendiğini söyleyen Erdoğan, ekonomik işbirliği ile başlayan bütünleşme sürecinin zaman içinde üyeler içinde uyumu artırarak AB’yi siyasi bir bütünleşme modeline dönüştürdüğünü kaydetti. Türkiye’nin de kuruluşundan kısa süre sonra bir barış projesi olarak gördüğü AB’de o zamanki adı ile Avrupa Ekonomik Topluluğunda yerini almak için gerekli adımları attığını hatırlatan Erdoğan, “Merhum Menderes’in 31 Temmuz 1959 tarihinde Türkiye adına yaptığı ortaklık başvurusu ile başlayan süreç, inişlerle çıkışlarla bugünlere kadar geldi. Tam 60 yıldır AB’ye tam üye olmanın mücadelesini veriyoruz. 60 sene içinde maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen asla vazgeçmedik, yolumuzdan geri dönmedik. Stratejik hedefimiz olan tam üyeliğe ulaşmak için elimizden gelen her türlü çabayı gösterdik, gösteriyoruz. Ne süreçte karşılaştığımız haksızlıklar ne de ülkemize yönelik yıldırma taktikleri bizim tam üyelik kararlılığımızı etkilemedi. 60 sene önce nasıl kararlıysak bugün de aynı noktadayız. Türkiye’yi Avrupa ailesinin dışına atmaya çalışanlara inat yolumuza ısrarlı bir şekilde devam ediyoruz. AB kurumlarını kendi hırsları, önyargıları, küçük hesapları için istismar edenlere kesinlikle boyun eğmeyeceğiz. Şu gerçeğin artık herkes tarafından görüldüğüne inanıyorum, AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha fazladır. Ülkemiz olmadan AB’nin kurucu değerlerini dinamitleyen İslam düşmanlığı, kültürel ırkçılık, ayrımcılık ve göçmen karşıtlığı gibi varoluşsal tehditlerle başarılı bir şekilde mücadele etmesi mümkün değildir. AB’yi içine kapatarak dar bir kalıba sokma girişimleri ancak bizim gibi asırlardır farklı kimlikleri, farklı inanç ve kültürleri bünyesinde barış içinde yaşatan ülkelerin katılımı ile boşa çıkartılabilir. Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir AB’nin kurucu değerlerini temsil iddiası havada kalmaya mahkumdur. Avrupalı muhataplarımızın da ideolojik önyargılarını bir tarafa bırakıp meseleye adalet ve hakkaniyet çerçevesinde yaklaşmalarını ümit ediyoruz. Türkiye’ye yönelik ayrımcı ve dışlayıcı politikalara son vererek, uzun vadeli bir vizyon ile kazan kazan anlayışı içinde süreci ilerletmelerini bekliyoruz” diye konuştu. 

“FETÖ militanlarının himayesinden darbeci askerlerin korunmasına kadar adımlar attılar” 
Türkiye’nin son birkaç yıldır terörden sokak olaylarına, düzensiz göz akınından kanlı darbe teşebbüslerine kadar birbirinden daha travmatik hadiselerle yüzleşmek zorunda kaldığını söyleyen Erdoğan, “Son 2 yılda önceliğimiz demokrasimize kast eden FETÖ başta olmak üzere terör örgütleri ile mücadele olmuştur. Bu tehdidi bertaraf etmek için 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilan ettik ve önemli tedbirler aldık. Ancak gerek Birlik üyesi ülkeler, gerekse birlik kurumları ülkemiz ve milletimiz için hayatı önemi haiz bu zor dönemde maalesef bizimle yeterli dayanışmayı sergilemediler. Ülkemizden kaçan FETÖ militanlarının himayesinden darbeci askerlerin korunması ile demokrasi ile hukuk ile dostluk ile asla bağdaşmayan adımlar attılar. Türkiye’nin terör örgütlerine karşı verdiği amansız mücadeleyi ya kavrayamadılar ya görmezden geldiler ya da eleştiri oklarının hedefi yaptılar. Pankartlarla şahsıma ölüm tehditlerinin yapıldığı, teröristlerin fotoğraflarının Avrupa Parlamentosunun duvarlarını süslediği utanç verici manzaralara şahit olduk. Zaten inişli çıkışlı bir seyir izleyen ilişkilerimiz Avrupa’nın bu samimiyetsiz tutumu sebebiyle daha ağır yaralar aldı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimize geçişten hemen sonra OHAL uygulamasını kaldırdık ve AİHM tarafından da etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunu kurduk. 3 Mayıs tarihi itibariyle komisyona yapılan 126 bin başvurudan 70 bin 500 dosya ile ilgili karar verildi. Kalan 55 bin dosyanın incelemesi devam ediyor. Önümüzdeki dönemde bir taraftan FETÖ ve PKK başta olmak üzere terörle mücadelemizi sürdürürken, aynı zamanda ülkemizin demokrasi kalitesini yükseltecek politikalara ağırlık vereceğiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi karar alma ve uygulama süreçlerini hızlandırmıştır. Artık reformlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde hayata geçirme imkanına sahibiz. Sayın bakanlarımızdan reform irademizi somut adımlara çevirecek ve birlikte ilişkilerimize ivme kazandıracak çalışmalar bekliyorum. Ekonomimizi atağa kaldıracak, uluslararası yatırımcılara dana fazla güven sağlayacak reformlara hız vermeliyiz. Biz AB’ye uyum kapsamında her adımı vatandaşlarımızın iyiliği ve refahı için attık. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi bizin için temel önceliktir. Daha öncelerde de belirttiğim üzere bu doğrultuda atılması gereken adımları gerekirse adına Kopenhag değil, Ankara kriterleri der ve yola devam ederiz” şeklinde konuştu. 

“Gümrük Birliğinin güncellenmesi sadece Türkiye’nin değil, Birliğin de yararınadır” 
Ekonomiyi güçlendirmek için yapısal reformlara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, bunların en önemlisinin ise yargı alanında atılacak adımlar olacağını belirtti. Bu süreçte hakim ve savcıların eğitimlerinin en üst kalitede sunulması için Adalet Akademisini yeni yapısı ile tekrar hizmete aldıklarını kaydeden Erdoğan, “Yargı reformu stratejisini kamuoyu ile paylaşıp, buradaki reformları hızlıca hayata geçirirsek piyasalara da olumlu mesaj verir, yatırımlara ivme kazandıracak bir ortamı hazırlamış oluruz. Önümüzdeki süreçte Türkiye AB ilişkilerinde kazanımımız olacak alanlara odaklanmalıyız. Bunların başında vatandaşlarımıza vize serbestisinin sağlanması ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi geliyor. Birlik ile olan yarım asrı aşkın geçmişimiz göz önüne alındığında AB’nin vize serbestisi sağladığı diğer ülkelerle kıyas dahi kabul edilemeyecek bir düzeyde bulunduğumuz açıktır. Vize serbestisi sürecinde 72 kriterden 66 tanesini tamamlamış durumdayız. Kalan 6 kriterle ilgili atabileceğimiz adımları en kısa zamanda atarak AB’nin vize serbestisinde ne kadar samimi olduğunu da göreceğiz. Ayrıca vize serbestisinin etkisini kapsamlı analiz etmemiz gerekiyor. Ticaretimize ve ekonomimize katkısı ve özellikle iş adamlarımızın işlerini kolaylaştıracak etkisi göz ardı edilemez. AB ile işbirliğimizi özellikle göç alanında etkin olarak sürdürüyoruz. 18 Mart Mutabakatını iyi niyetli şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Bu tavır Türkiye’nin ahde vefa ile hareket ettiğinin en önemli göstergesidir, AB’de bu yönde hareket etmelidir. Avrupa’nın yük paylaşımı noktasında ülkemize verdiği sözleri tam olarak yerine getirmediği bir vakıadır. Suriye kaynaklı düzensiz göç yükünü tek başımıza sırtlamak zorunda kalıyoruz. Bu gün 3,6 milyondan fazlası Suriyeli olmak üzere 4 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemize göç akınları artarak devam ederken dahi güvenlik güçlerimiz büyük bir özveri ile düzensiz göçle mücadelesini sürdürüyor. Hem doğu hem batı sınırlarımızın güvenliğini etkin bir şekilde korumaya devam ediyoruz. Bu durum sınır güvenliğini sadece Türkiye’nin değil, tüm Avrupa’nın güvenliği olarak ele aldığımızın işaretidir. Bir diğer önemli konu da Gümrük Birliğinin güncellenmesidir. Gümrük Birliğinin güncellenmesi sadece Türkiye’nin değil, Birliğin de yararınadır. Yapılan etki analizi çalışmaları bunu net bir şekilde ortaya koşmuştur. Menfaatlerimiz doğrultusunda AB ile dış politika, ulaştırma, enerji, ekonomi, güvenlik, terörle mücadele alanlarında üst düzey diyaloğu sürdürmeli, zirveleri düzenli hale getirmeliyiz. Türkiye’nin Helsinki’de resmen aday ilan edilişinin 20. yılında Helsinki ruhunu tekrar canlandıracak çalışmalara ağırlık vermeliyiz. Türkiye olarak yol haritamız ve pusulamız bellidir. AB’ye tam üyelik müzakerelerinde ne baskılara boyun eğeceğiz ne de birilerinin bize minder dışına atmasına müsaade edeceğiz. Ülkemizin bekasına dair meselelerde gerekli hassasiyeti göstererek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. AB üyeliği ancak her iki tarafında kazançlı çıktığı denklemde anlamlıdır. Hiç kimse Türkiye’yi sonuçta kaybedeceği, zararlı çıkacağı bir denklemi kabil etmeye zorlayamaz. Böyle bir durum karşısında tavrımız her zaman ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini gözetmek olacaktır. Bizim için hiçbir şey Türkiye’den, Türk milletinin istikbalinden, vatanımızın bekasından daha mühim, daha önemli değildir. her birinizin çalışmalarınıza bu anlayışla yaklaşacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar (0)
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bölgesel Haberlerimizden Memnun musunuz? (Bütün Güneydoğu illeri)
Namaz Vakti 21 Şubat 2020
İmsak 05:41
Güneş 07:01
Öğle 12:44
İkindi 15:47
Akşam 18:17
Yatsı 19:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 44
2. Başakşehir 22 43
3. Galatasaray 22 42
4. Sivasspor 22 42
5. Alanyaspor 22 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 22 30
10. Malatyaspor 21 24
11. Gençlerbirliği 22 24
12. Denizlispor 22 24
13. Çaykur Rizespor 21 24
14. Antalyaspor 22 22
15. Konyaspor 22 20
16. Ankaragücü 22 20
17. Kasımpaşa 22 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 22 39
3. Bursaspor 22 39
4. Adana Demirspor 22 34
5. Keçiörengücü 22 32
6. Akhisar Bld.Spor 22 32
7. Menemen Belediyespor 22 32
8. Altay 22 31
9. Fatih Karagümrük 22 31
10. Ümraniye 22 29
11. Giresunspor 21 28
12. Balıkesirspor 22 28
13. İstanbulspor 21 26
14. Altınordu 22 24
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 22 18
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 26 54
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 26 41
5. Tottenham 26 40
6. Sheffield United 26 39
7. M. United 26 38
8. Wolverhampton 26 36
9. Everton 26 36
10. Arsenal 26 34
11. Burnley 26 34
12. Southampton 26 31
13. Newcastle 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 26 25
18. West Ham 26 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 24 53
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 24 40
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 24 31
11. Osasuna 24 31
12. Real Betis 24 29
13. Levante 24 29
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Celta de Vigo 24 21
18. Mallorca 24 21
19. Leganés 24 19
20. Espanyol 24 19