<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Urfa Haber</title>
    <link>https://www.haberurfa.com</link>
    <description>Şanlıurfa ilimize ve ilçelerine ait son dakika haberleri, köşe yazılarını, kültür ve sanat etkinliklerini, siyaset ve toplumsal olayları tarafsız ve anlık olarak siz değerli okurlarımıza sunmaktayız.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberurfa.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 01:38:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalyan Kapak sesi israil'den getirdi: "Siyonist Sağın Gerçek Yüzü"]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/italyan-kapak-sesi-israilden-getirdi-siyonist-sagin-gercek-yuzu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/italyan-kapak-sesi-israilden-getirdi-siyonist-sagin-gercek-yuzu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalyan L'Espresso dergisinin "İstismar" kapaklı sayısı İsrail'i ayağa kaldırdı. Büyükelçi Peled sert tepki gösterirken, taciz görüntülerinin detayları ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Roma Hattında Kapak Krizi: L'Espresso’nun "L’abuso" Dosyası</strong></h3><p>İtalya’nın köklü ve yüksek tirajlı haftalık dergilerinden <strong>L’Espresso</strong>, son sayısında kullandığı kapak görseliyle uluslararası siyasetin gündemine oturdu. İsrail ordusunun işgal altındaki topraklardaki eylemlerini ve aşırı sağcı politikaların bölgedeki yansımalarını hedef alan dergi, İsrail’in Roma Büyükelçiliği ile karşı karşıya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>"L'abuso" (İstismar) Başlığı ve Çarpıcı İddialar</strong> Derginin kapağında, askeri üniformalı bir figürün Filistinli bir kadına yönelik taciz ve alay içeren tavırları resmedilirken, hemen altında büyük harflerle <strong>"L’abuso" (İstismar)</strong> başlığı kullanıldı. Haber içeriğinde ise "Büyük İsrail" hayalinin nasıl şekillendirildiği; Gazze’nin yıkımı, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti, Lübnan ve Suriye operasyonları üzerinden sert bir dille eleştirildi. Dergi, Siyonist sağın bölgedeki stratejisini "etnik temizlik ve katliam" kavramlarıyla tanımlayarak Batı medyasında nadir görülen bir sertlikte tavır takındı.</p><p><strong>Diplomatik Tepki: "Antisemitik Stereotipler Körükleniyor"</strong> İsrail'in Roma Büyükelçisi <strong>Jonathan Peled</strong>, kapağın yayınlanmasının ardından sert bir açıklama yaparak dergiyi "manipülasyon ve nefret yaymakla" suçladı. Peled, görselin gerçekleri çarpıttığını ve Yahudi karşıtı kalıpları canlandırdığını savunurken, bu durumun İsrail askerlerinin imajına yönelik kasıtlı bir saldırı olduğunu belirtti.</p><p><strong>Görüntüler Gerçeği mi Yansıtıyor?</strong> Tartışmaların odağındaki görselin, sahadan gelen gerçek görüntülerin bir yansıması mı yoksa sembolik bir illüstrasyon mu olduğu tartışılırken, dergi yönetimi içeriğin İsrail sağıyla bağlantılı yayılmacı politikaların bir metaforu olduğunu vurguladı. Ancak sosyal medyada yayılan son görüntüler, kapaktaki tasvire benzer taciz anlarının sahada yaşandığına dair iddiaları tekrar alevlendirdi. İsrail tarafında "imaj zedelenmesi" korkusu hakimken, L’Espresso geri adım atmayarak eleştirel yayın çizgisini sürdüreceğinin sinyallerini verdi.</p><p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/italyan-kapak-sesi-israilden-getirdi-siyonist-sagin-gercek-yuzu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2026/04/gemini-generated-image-gutz62gutz62gutz.png" type="image/jpeg" length="12344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müslüman Kadınların Sesi Oldu: "Sizin Ajandanız Değiliz!"]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/musluman-kadinlarin-sesi-oldu-sizin-ajandaniz-degiliz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/musluman-kadinlarin-sesi-oldu-sizin-ajandaniz-degiliz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Katar Eğitim Bakanı Al-Khater, Batı'nın "özgürleştirme" bahanesiyle yaptığı askeri müdahaleleri eleştirdi: "Okullarımızı bombalamayı ve adımıza konuşmayı bırakın!"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Katar’dan Batı’ya 'İnsanlık' Dersi: Lulwah Al-Khater’den Ezber Bozan Çıkış</strong></p>

<p dir="ltr">​Katar Eğitim ve Yüksek Öğrenim Bakanı Lulwah Al-Khater, son yılların en çarpıcı diplomatik çıkışlarından birine imza atarak Batılı ülkelere yönelik sert bir eleştiri yağmuru başlattı. Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada Al-Khater, Müslüman ve Arap kadınların Batı’nın müdahaleci politikalarına birer "pazarlama aracı" yapılmasını reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">​<strong>"Sizin Ajandalarınızın Bedeli Biz Değiliz"</strong></p>

<p dir="ltr">Bakan Al-Khater, konuşmasında Batı’nın "özgürleştirme" adı altında yürüttüğü askeri operasyonların arka planındaki ekonomik çıkarlara dikkat çekti. "Bizim adımıza konuşmayı ve bizi hastalıklı ajandalarınıza bahane etmeyi bırakın" diyen Al-Khater, asıl sorunun kadın hakları değil, devasa silah şirketlerinin kâr hırsı olduğunu vurguladı.</p>

<p dir="ltr">​<strong>Eğitim ve Kültür Eleştirisi: "Dünya Bir Video Oyunu Değil"</strong></p>

<p dir="ltr">Al-Khater’in en dikkat çeken benzetmesi ise Batı’nın dünyaya bakış açısına yönelik oldu. Hollywood yapımlarının ve popüler savaş oyunlarının (Call of Duty) yarattığı algının gerçek hayatla bağdaşmadığını belirten Bakan, "Dünya bir film ya da oyun değil; bizler gerçek insan ruhlarıyız" diyerek, çatışma bölgelerinde yıkılan hayatların istatistikten ibaret olmadığını hatırlattı.</p>

<p dir="ltr">​<strong>"Kendi Halimize Bırakın"</strong></p>

<p dir="ltr">Bakan, Batı’nın başarısız eğitim sistemlerini ve toplumsal krizlerini Doğu’ya ihraç etmeye çalışmasını eleştirerek, bölgenin tek ihtiyacının dış müdahale olmaksızın kendi yollarını çizmek olduğunu ifade etti: "Okullarımızı bombalamayı durdurun. Bizi özgürleştirmeye çalışmazsanız biz zaten gayet iyi olacağız."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/musluman-kadinlarin-sesi-oldu-sizin-ajandaniz-degiliz</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 20:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2026/03/1774285493486.png" type="image/jpeg" length="24963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne Çığlığı: "Çocuğumu Al Türkiye'ye Götür, Yaşasın!"]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/anne-cigligi-cocugumu-al-turkiyeye-gotur-yasasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/anne-cigligi-cocugumu-al-turkiyeye-gotur-yasasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lübnanlı bir annenin Türk gazeteci Gizem Türemen’e "Çocuğumu al Türkiye’ye götür, yeter ki yaşasın" feryadı, bölgedeki insani sefaletin geldiği son noktayı özetledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Savaşın Gölgesinde İnsanlık Dramı: "Al Bu Çocuğu, Yeter ki Yaşasın"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lübnan’da haftalardır süren ağır bombardımanlar, ardında sadece enkaz yığınları değil, telafisi imkansız toplumsal trajediler bırakıyor. İsrail’in hava saldırıları sonrası evlerini terk ederek derme çatma çadırlara sığınan binlerce aile, şimdi de açlık ve geleceksizlik kıskacında. Bölgedeki insani krizi dünyaya duyurmaya çalışan Türk gazeteci Gizem Türemen, Beyrut yakınlarındaki bir sığınmacı kampında, savaşın en acı yüzüyle karşılaştı.</p>

<p><strong>Gelecek Umudu Bombalarla Yok Oldu</strong> Yıllardır süregelen ekonomik krizle zaten beli bükülen Lübnan halkı, son saldırılarla birlikte temel gıda ve tıbbi malzemeye erişimini tamamen kaybetti. Çadırlarda hijyenden uzak, kısıtlı imkanlarla hayata tutunmaya çalışan anneler için artık "hayatta kalmak" bir lükse dönüşmüş durumda. Bu çaresizliğin ulaştığı son nokta ise Gizem Türemen’in kamerasına yansıyan o yürek yakan diyalog oldu.</p>

<p><strong>"Türkiye’ye Götür, Senin Olsun"</strong> İsmini vermek istemeyen Lübnanlı bir anne, kucağındaki evladını işaret ederek Türk gazeteciye modern dünyanın vicdanını sızlatan o teklifi yaptı: <em>"Çocuğum senin olsun, al Türkiye'ye götür. En azından bir geleceği olur."</em> Bir annenin, evladından vazgeçecek noktaya gelmesi, bölgedeki sefaletin boyutlarını gözler önüne seriyor. Lübnanlı kadın için Türkiye, sadece komşu bir ülke değil; güvenliğin, ekmeğin ve en önemlisi "yarının" olduğu bir liman.</p>

<p><strong>Bölgede İnsani Koridor Çağrısı</strong> Gazeteci Türemen’in aktardığına göre, bu talep münferit bir olay değil. Kamplarda yaşayan pek çok ebeveyn, çocuklarının bombalar altında ölmesindense, onları hiç tanımadıkları güvenli bir ülkede büyümeye göndermeye razı. Uluslararası yardım kuruluşları, Lübnan’daki sivil halk için acil insani koridor açılması yönünde çağrılarını yinelerken, dünya bu sessiz çığlığa karşı sınav vermeye devam ediyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/anne-cigligi-cocugumu-al-turkiyeye-gotur-yasasin</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2026/03/unnamed.jpg" type="image/jpeg" length="70536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Karışık! Netanyahu Enkazda mı Kaldı?]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/israil-karisik-netanyahu-enkazda-mi-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/israil-karisik-netanyahu-enkazda-mi-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran füzeleriyle vurulan Netanyahu'nun konutu enkaza döndü. Başbakanlık "Ona ulaşmaya çalışıyoruz" mesajını sildi. İsrail'de kaos hakim, akıbeti bilinmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayıp Başbakan Bilmecesi: Netanyahu’nun Akıbeti Orta Doğu’yu Sarsıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsrail tarihinin en karanlık ve belirsiz gecelerinden birini yaşıyor. İran tarafından fırlatılan balistik füzelerin Sezariye (Caesarea) bölgesindeki Başbakanlık konutunu doğrudan hedef almasının ardından, Binyamin Netanyahu’nun akıbeti hakkında çelişkili bilgiler gelmeye devam ediyor. Saldırının hemen ardından bölgeden servis edilen görüntülerde, Netanyahu’nun ikametgahının ağır hasar alarak enkaza dönüştüğü görülürken, İsrailli bir gazetecinin "Başbakan enkaz altında hayatını kaybetti" iddiası dünya gündemine bomba gibi düştü.</p>

<p><strong>Silinen Paylaşım Panik Yarattı</strong> Resmi makamlar başlangıçta sessiz kalmayı tercih etse de, İsrail Başbakanlık Ofisi’nin X (eski adıyla Twitter) hesabından yapılan ve kısa süre içinde silinen bir paylaşım, şüpheleri derinleştirdi. Paylaşımda yer alan <em>"Kendisine ulaşmak için çabalarımız sürüyor"</em> ifadesi, Netanyahu’nun güvenli bir sığınakta değil, saldırı anında hedef alınan konutta olduğu ihtimalini güçlendirdi. Silinen bu mesajın ardından Tel Aviv sokaklarında halkın sığınaklara akın ettiği, hükümet kanadında ise tam bir sessizliğin hakim olduğu gözlemleniyor.</p>

<p><strong>Güvenlik Kabinesi Acil Toplandı</strong> Netanyahu’nun hayatta olup olmadığına dair resmi bir teyit gelmezken, Savunma Bakanlığı’nın "acil durum protokolü" başlattığı ve tüm kabine üyelerini güvenli bölgelere tahliye ettiği bildirildi. Bölgedeki askeri analistler, bu durumun İsrail için sadece bir liderlik krizi değil, aynı zamanda büyük bir güvenlik zafiyeti anlamına geldiğini vurguluyor. Eğer iddialar doğruysa, İsrail-İran gerilimi topyekün bir savaşa evrilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/israil-karisik-netanyahu-enkazda-mi-kaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-14-231526.png" type="image/jpeg" length="70426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamas: İşgal Devam Ettiği Sürece Direniş Meşrudur]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/hamas-isgal-devam-ettigi-surece-direnis-mesrudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/hamas-isgal-devam-ettigi-surece-direnis-mesrudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Silahlarımız Kudüs için susmayacak!” Hamas, bağımsız Filistin kurulana kadar mücadeleyi sürdüreceğini ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamas, işgal sürdükçe direnişin süreceğini ve Kudüs başkentli bağımsız bir Filistin devleti kurulana dek silah bırakmayacaklarını açıkladı.</p>

<p>Ortadoğu’daki tansiyon yüksek seyrini sürdürürken Hamas’tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Örgüt, Filistin halkının tarihi ve ulusal haklarının korunmasının temel öncelikleri olduğunu belirterek, işgal devam ettikçe silahlı direnişten vazgeçilmeyeceğini ilan etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, “Direniş ve silahlanma, işgal var olduğu sürece meşru bir haktır. Bizler, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir Filistin devleti kurulana kadar silah bırakmayacağız” ifadeleri kullanıldı. Hamas ayrıca, ulusal hakların tümüyle sağlanmasının yalnızca siyasi süreçlerle değil, aynı zamanda sahadaki kararlı duruşla mümkün olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Hamas'ın bu çıkışı, İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden operasyonları ve uluslararası barış çağrılarının gölgesinde yapıldı. Açıklama aynı zamanda Filistin davasında silahlı direnişin stratejik bir araç olarak varlığını sürdüreceğini ortaya koyuyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/hamas-isgal-devam-ettigi-surece-direnis-mesrudur</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2025 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/08/f170131-a-r-k02.jpg" type="image/jpeg" length="51395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: O Kutlu Gün Geldiğinde Biz de Gazze’de Olacağız]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/erdogan-o-kutlu-gun-geldiginde-biz-de-gazzede-olacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/erdogan-o-kutlu-gun-geldiginde-biz-de-gazzede-olacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erdoğan: “Büyük Türkiye’ye kavuşmamıza çok az kaldı. Gazze’de sadece bebekler değil, insanlık katlediliyor. Bu vahşete karşı dik durmaya devam edeceğiz.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Erdoğan’dan TÜGVA’da güçlü mesajlar: “Büyük Türkiye’ye çok az kaldı, Gazze’de sadece çocuklar değil insanlık katlediliyor”</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yaz Okulları Final Programı’nda gençlerle buluştu. 81 ilde yaklaşık 400 bin gencin katıldığı yaz okullarının kapanışında gençlere seslenen Erdoğan, Türkiye’nin geleceği, İslam coğrafyasında yaşanan krizler ve Gazze’deki vahşete ilişkin çarpıcı mesajlar verdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin asırlardır hasretini çektiği büyük ve güçlü Türkiye’ye kavuşmamıza artık çok az kaldı” diyerek konuşmasına başladı. Coğrafyamızda uzun süredir devam eden kriz, zulüm ve çatışmaların sona erdiği bir dönemin yaklaştığını vurgulayan Erdoğan, “Zulümle, krizle, çatışmayla boğuşan coğrafyamızda barış rüzgarlarının esmesine inanın çok az kaldı” sözleriyle bölgesel barışa dair umut verdi.</p>

<h3><strong>“TÜGVA, vicdanlı ve ahlaklı bir gençlik yetiştiriyor”</strong></h3>

<p>Erdoğan, TÜGVA’nın sadece bir gençlik organizasyonu olmadığını, aynı zamanda milli ve manevi değerlerle yoğrulmuş, ilimle donanmış, vicdanlı ve kararlı bir gençlik hareketi olduğunu ifade etti. “Polise taş atan değil, ümmetin yükünü taşıyan gençlik TÜGVA’da yetişiyor. İşte rahmetli Nurettin Topçu’nun tarif ettiği gençlik burada” diyen Erdoğan, vakfın kültürden sanata, spordan eğitime pek çok alanda önemli işler başardığını vurguladı.</p>

<p>“Biz gençlerimizi marjinal yapılarla değil, değerli vakıflarımızla geleceğe hazırlıyoruz. Birileri bu yüzden TÜGVA’ya saldırıyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar; daha uzun yıllar onları rahatsız etmeye devam edeceğiz” diyerek bazı çevrelerin gençlik politikalarına yönelik eleştirilerine sert çıktı.</p>

<h3><strong>“Gazze’de insanlık can çekişiyor, dünya seyrediyor”</strong></h3>

<p>Konuşmasının önemli bir bölümünü Gazze’de yaşanan insanlık dramına ayıran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Gazze’de sadece çocuklar değil, insanlık katlediliyor. Her gün açlıktan bayılan çocuklar, bir yudum su için hayatını riske atan insanlar var. Gıda dağıtım merkezleri bile katliam alanına dönüştürülüyor. Toplama kamplarında bile göremeyeceğimiz sahneleri Gazze’de yaşıyoruz. Bu vahşetin adı, son asrın en vahşi soykırımıdır.”</p>
</blockquote>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun ikiyüzlülüğünü eleştirerek, “Sözde medeni dünya bu kıyımı izliyor. Ama Türkiye, ilk günden itibaren kardeşlerinin yanında durdu” dedi. Hükümetin Gazze'ye 101 bin tonun üzerinde insani yardım ulaştırdığını, İsrail’le ticaretin tamamen kesildiğini ve diplomatik çabaların sürdüğünü söyledi.</p>

<blockquote>
<p>“Kimse bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulayamaz. Biz tehdit edildik, baskı gördük ama asla geri adım atmadık. Söz konusu Filistin ise, gerisi teferruattır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>“Siz başaracaksınız, biz inşa etmeye devam edeceğiz”</strong></h3>

<p>Erdoğan, gençlere seslenerek, “Bugün bizim şartlar elvermediği için yapamadıklarımızı, sizler tamamlayacaksınız” dedi ve şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Bilginizi ahlakla, karakterinizi adaletle yoğuracaksınız. Şeref tablolarına isminizi yazdıracak, başarılarınızla onlara en güzel cevabı siz vereceksiniz. Zorbalıklara boyun eğmeyeceksiniz. Çünkü bu ülkenin evlatları asla üvey değildir.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>“Her şeyin yeri ve zamanı vardır. Ama bir de Rabbimizin kader planı vardır. Bizim ektiğimiz tohumlar sizde yeşerecek. Ben burada, ümmetin umudu olacak bir gençlik görüyorum.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Gazze özgür olacak, biz orada olacağız”</strong></h3>

<p>Konuşmasının sonunda bir kez daha Gazze’ye dönen Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Gazzeli kardeşlerimiz, şehit kanlarıyla sulanan o mübarek topraklarda ebediyen özgür yaşayacak. Allah nasip ederse, o kutlu gün geldiğinde biz de orada olacağız. Kardeşlik görevimizin huzuruyla, hakkı haykırmanın gururuyla biz de orada olacağız.”</p>
</blockquote></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/erdogan-o-kutlu-gun-geldiginde-biz-de-gazzede-olacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Aug 2025 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/08/aw509346-03.jpg" type="image/jpeg" length="63980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batılı Yahudilere Ücretsiz İsrail Bileti: Peki Filistinlilere Neden Yasak?]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/batili-yahudilere-ucretsiz-israil-bileti-peki-filistinlilere-neden-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/batili-yahudilere-ucretsiz-israil-bileti-peki-filistinlilere-neden-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batılı Yahudi gençler, ücretsiz İsrail gezisiyle 10 günde ülkeye gidip 24 saatte vatandaş olabiliyor; Filistinli evlerine yerleştirilmeleri ise tepkilere yol açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3>Batılı Yahudi Gençlere Ücretsiz İsrail Seyahati: "Doğum Hakkı Gezisi" Tartışmaları Gündemde</h3>

<p>Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Yahudi gençler, İsrail devleti tarafından finanse edilen ve “Birthright Israel” (Doğum Hakkı İsrail) adı verilen bir programla, diledikleri zaman tamamen ücretsiz olarak İsrail'e seyahat edebiliyor. Bu program kapsamında, 18 ile 32 yaş arasındaki Yahudi gençler, 10 günlük rehberli bir tura katılarak İsrail’in tarihi, kültürel ve siyasi yönlerini deneyimleme fırsatı buluyor.</p>

<p><strong>Tamamen Ücretsiz Seyahat ve Hızlı Vatandaşlık İmkanı</strong></p>

<p>Programın en dikkat çeken yanlarından biri, tüm ulaşım, konaklama ve gezi masraflarının İsrail devleti ve programı destekleyen vakıflar tarafından karşılanması. Gençler için bu seyahat sadece bir kültürel keşif değil; aynı zamanda İsrail vatandaşlığına giden yolun kapısını da aralıyor. İsteyen katılımcılar, gezi sonrası başvurarak 24 saat gibi kısa bir sürede İsrail vatandaşı olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Filistinlilerin Terk Etmek Zorunda Kaldığı Evler Tartışma Konusu</strong></p>

<p>Programın en çok eleştirilen boyutu ise, bu hızlı vatandaşlık sürecinin ardından bazı kişilerin, geçmişte Filistinli ailelerin yaşadığı ancak çeşitli nedenlerle terk etmek zorunda kaldıkları evlere yerleştirilebilmesi. Uluslararası hukukçular ve insan hakları savunucuları, bu uygulamanın yerinden edilen Filistinlilerin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini belirtiyor. Bu durum, İsrail-Filistin meselesindeki adalet ve hak ihlalleri tartışmalarını yeniden alevlendiriyor.</p>

<p><strong>Doğum Hakkı mı Ayrıcalık mı?</strong></p>

<p>“Birthright Israel” programı, destekçileri tarafından diaspora Yahudileriyle İsrail arasındaki bağı güçlendirmek ve genç nesillere kimlik bilinci kazandırmak olarak savunuluyor. Ancak program, eleştirmenler tarafından apartheid politikalarının bir parçası ve demografik mühendislik aracı olarak nitelendiriliyor.</p>

<p>Filistinli mülteciler ise hâlâ doğdukları topraklara dönme ya da mülklerine erişim hakkı elde edemezken, Batılı bir Yahudi gencin bölgeye yerleşebilmesi, uluslararası toplumda çifte standart eleştirilerine neden oluyor.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>İsrail’in bu tür programlarla diaspora Yahudilerini ülkeye çekme politikası, bir yandan gençlerin aidiyet duygusunu artırmayı hedeflerken, diğer yandan bölgedeki adalet, eşitlik ve insan hakları sorunlarının daha da derinleşmesine neden oluyor. "Doğum hakkı gezisi", kimileri için bir hayalin gerçekleşmesi iken, başkaları için gasp edilmiş bir geleceğin sembolü olmaya devam ediyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/batili-yahudilere-ucretsiz-israil-bileti-peki-filistinlilere-neden-yasak</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Jul 2025 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2023/11/f-saxkmxcaezjzp.jpeg" type="image/jpeg" length="30475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistin’i Tanımak Bedel mi? İsrail’den Fransa’ya Açık Tehdit]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/filistini-tanimak-bedel-mi-israilden-fransaya-acik-tehdit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/filistini-tanimak-bedel-mi-israilden-fransaya-acik-tehdit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Filistin devletini tanıma kararı İsrail’de infiale yol açtı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Macron’a “Umarız Paris sokaklarında güvenliği sağlamayı başarabilir” diyerek tehdit dolu bir mesaj gönderdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Filistin’i Tanımanın Bedeli: İsrail’den Fransa’ya Açık Tehdit</strong></p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ülkesinin Filistin Devleti’ni tanıyacağını açıklaması, Orta Doğu’da uzun süredir beklenen diplomatik kırılmayı beraberinde getirirken, İsrail’in üst düzey yetkililerinden gelen tehditkâr açıklamalar uluslararası endişeyi artırdı.</p>

<p>Macron, bu kararını Eylül ayında yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda resmen ilan edeceğini duyurarak, Fransa’yı Filistin’i tanıyan ilk G7 ve ilk BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi konumuna taşıyacaklarını ifade etti. Açıklama sonrası Fransa'da siyasi kulisler hareketlenirken, İsrail’den gelen sert çıkışlar gözleri Tel Aviv-Paris hattına çevirdi.</p>

<p><strong>İsrail Dışişleri Bakanı’ndan Açık Tehdit</strong><br />
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Macron’un duyurusuna “gülünç ve ciddiyetsiz” diyerek tepki gösterdi. Ancak asıl dikkat çeken, diplomatik nezaket sınırlarını aşan tehdidiydi: “Macron, İsrail’in güvenliğini sağlayamaz. Umarız Paris sokaklarında güvenliği sağlayabilir.”</p>

<p>Bu ifadeler, İsrail'in yalnızca diplomatik değil, güvenlik temelli karşı adımlar da planladığı yorumlarına neden oldu. Diplomatik çevrelerde bu çıkış, Fransa'nın iç güvenliğini hedef alan örtük bir tehdit olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Macron Neden Bu Kararı Aldı?</strong><br />
Elysee Sarayı kaynaklarına göre Macron’un kararı, Gazze’de aylardır süren insanlık dramına tepki olarak şekillendi. Fransa, uzun süredir iki devletli çözüm modelini destekliyor; ancak ilk kez bu ölçekte, tanıma kararı gibi somut bir adım atılıyor. Paris, bu çıkışla hem Avrupa içinde öncü olmak hem de ABD gibi hâlâ tanımayan müttefiklerini baskı altına almak istiyor.</p>

<p>Macron ayrıca bu adımın bölgede kalıcı barış için “kaçınılmaz” olduğunu belirtti. Karar sonrası Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a bir mektup gönderdi ve mektubu sosyal medya üzerinden Fransız halkıyla da paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Uluslararası Dengeler Değişiyor</strong><br />
İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılar sonrası İspanya, İrlanda, Norveç, Slovenya ve Ermenistan gibi ülkeler Filistin’i resmen tanımıştı. Fransa'nın bu listeye katılmasıyla birlikte Filistin’i tanıyan ülke sayısı 148’e ulaştı.</p>

<p>ABD, Almanya, İngiltere ve Japonya gibi ülkeler hâlâ tanımamış olsa da; BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden Çin ve Rusya çok daha önce, 1988 yılında Filistin’i tanıdı. Fransa’nın bu adımıyla, daimi üyeler arasında Filistin’i tanıyan ülke sayısı üçe çıktı.</p>

<p><strong>Tehditler Mi, Barış Mı Kazanacak?</strong><br />
Paris, bir yandan diplomatik baskılar ve tehditlerle karşı karşıya kalırken, diğer yandan Avrupa içinde yeni bir siyasi bloğun da öncülüğünü yapma yolunda. Bu kararın bölgesel gerilimleri artırabileceği, ancak aynı zamanda uzun vadede Filistin sorununun çözümüne dönük uluslararası baskıyı da büyüteceği öngörülüyor.</p>

<p>Macron’un sözleriyle: <em>“Kalıcı barış için, tanınmış bir Filistin devleti şart.”</em></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/filistini-tanimak-bedel-mi-israilden-fransaya-acik-tehdit</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/07/vmhcgmgcn.png" type="image/jpeg" length="96277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Filistin Tanınırken Sessiz Kalanlar: Diplomatik Satrançta Kimin Eli Güçlü?]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/filistin-taninirken-sessiz-kalanlar-diplomatik-satrancta-kimin-eli-guclu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/filistin-taninirken-sessiz-kalanlar-diplomatik-satrancta-kimin-eli-guclu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin'i devlet olarak tanıyan ve tanımayan ülkeler hangileri, gerekçeleri neler?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Filistin'i Devlet Olarak Tanıyanlar ve Tanımayanlar: Dünyanın Vicdan Haritası</strong></h3>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 24 Temmuz 2025’te açıkladığı karar, diplomatik dengeleri yeniden şekillendirdi. Fransa, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin’i devlet olarak tanıyacağını ilan etti. Bu adım, Filistin’i tanıyan ülke sayısını 149’a yükseltecek.</p>

<p>Bu tarihi açıklamayla birlikte Fransa, Batı Avrupa’da Filistin’i tanıyan en güçlü ülke olma unvanını da kazanmış olacak. Türkiye ise Filistin Devleti’ni tanıyan ilk ülkeler arasında yer alıyor ve bu tanımayı 15 Kasım 1988’de gerçekleştirmişti.</p>

<h3>🌍 <strong>Filistin’i Tanıyan Ülkeler: Küresel Çoğunluk</strong></h3>

<p>Birleşmiş Milletler'e (BM) üye 193 ülkeden <strong>şu ana kadar 148’i</strong>, Filistin’i devlet olarak tanıdı. Fransa’nın katılımıyla bu sayı 149’a yükselecek. Bu ülkeler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tüm Arap Ligi ülkeleri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye 57 ülke</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bağlantısızlar Hareketi’nin büyük bölümü (120 ülke)</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Latin Amerika, Afrika ve Asya’dan çok sayıda ülke</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Avrupa'da ise Filistin'i tanıyan ülkeler arasında <strong>İspanya, Norveç, İrlanda, Slovenya, Ermenistan, Polonya, Çekya, Slovakya, Macaristan ve Romanya</strong> gibi ülkeler yer alıyor. Birçoğu bu kararı Sovyetler Birliği etkisi altındayken 1988’de aldı. Ancak son bir yılda yapılan tanımalar, Avrupa'da bu eğilimin yeniden canlandığını gösteriyor.</p>

<h3>❌ <strong>Filistin’i Tanımayanlar: Gerekçeler ve Siyasi Dengeler</strong></h3>

<p>Filistin’i tanımayan ülkeler, yaklaşık 40 ülkeyi kapsıyor. Bunların arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>ABD</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İngiltere</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Almanya</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kanada</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avustralya</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Japonya</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Güney Kore</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İtalya, Hollanda, Belçika, İsviçre, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan gibi Avrupa ülkeleri</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu ülkelerin çoğu, Filistin’in bağımsızlığını tanımayı “İsrail ile doğrudan müzakerelerin sonucu olmalı” diyerek ertelemekte. ABD, BM’de Filistin’in tam üyeliğini Nisan 2025’te veto etmiş; ancak iki devletli çözümden yana olduğunu savunmaya devam etmişti.</p>

<h3>🧭 <strong>Tanımamanın Arkasındaki Gerçekler</strong></h3>

<p>Bu ülkeler, Filistin’in <strong>1933 Montevideo Sözleşmesi’nde</strong> belirtilen devlet olma kriterlerini (nüfus, sınır, yönetim ve diğer devletlerle ilişki kurabilme kapasitesi) karşılamadığını ileri sürüyor. Ancak bu argüman, genellikle siyasi saiklerle şekilleniyor.</p>

<p>Londra Ekonomi Okulu’ndan Prof. Fawaz Gerges’e göre, “ABD iki devletli çözümü sözde destekliyor ama İsrail’e bu süreci veto etme hakkı tanıyor.” Bu da tanımama kararlarının aslında İsrail’in talepleriyle şekillendiğini ortaya koyuyor.</p>

<h3>📌 <strong>Sembolik Mi, Somut Mu?</strong></h3>

<p>Filistin’i tanımak birçok çevrede sembolik bir adım olarak görülse de, bunun ciddi diplomatik sonuçları var. Tanıyan ülkeler, Filistin ile diplomatik ilişkiler kurabiliyor, elçilik açabiliyor ve BM'deki statü tartışmalarını şekillendirebiliyor. Ancak sınırlar, başkent (Doğu Kudüs), mültecilerin durumu gibi konular hâlâ belirsizliğini koruyor.</p>

<h3>⚖️ <strong>Fransa’nın Kararı Ne Anlama Geliyor?</strong></h3>

<p>Fransa’nın kararı, sadece sembolik değil; Avrupa içindeki diplomatik bloklaşmayı da etkileyebilir. Avrupa’nın en büyük Müslüman ve Yahudi nüfusuna sahip ülkesi olan Fransa, bu kararla Gazze’deki insani krize tepki gösterdiğini ve iki devletli çözüme bağlı kaldığını ilan etmiş oldu.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/filistin-taninirken-sessiz-kalanlar-diplomatik-satrancta-kimin-eli-guclu</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/07/dbdfb.png" type="image/jpeg" length="85021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze Krizi Dönüm Noktası Oldu: Fransa’dan Filistin Hamlesi!]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/gazze-krizi-donum-noktasi-oldu-fransadan-filistin-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/gazze-krizi-donum-noktasi-oldu-fransadan-filistin-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MACRON’DAN TARİHİ ADIM: FRANSA, FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ TANIMAYA HAZIRLANIYOR.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MACRON’DAN TARİHİ ADIM: FRANSA, FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ TANIMAYA HAZIRLANIYOR</strong></p>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 24 Temmuz’da yaptığı açıklamayla dünya diplomasi gündemini sarsacak bir karara imza attı. Macron, Eylül ayında yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Fransa’nın Filistin Devleti’ni resmen tanıyacağını duyurdu.</p>

<p>X (eski adıyla Twitter) üzerinden paylaşım yapan Macron, “Bugün acil olan şey, Gazze’deki savaşın sona ermesi ve sivil halkın kurtarılması” ifadelerini kullandı. Açıklamasında Fransa’nın Ortadoğu’da adil ve sürdürülebilir bir barışa olan tarihi bağlılığına dikkat çeken Macron, “Barış mümkündür” diyerek, Filistin’i devlet olarak tanıma kararını bu bağlamda değerlendirdi.</p>

<h3><strong>FİLİSTİN MEMNUN, İSRAİL VE ABD TEPKİLİ</strong></h3>

<p>Macron, kararı Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’a da yazılı bir mektupla iletti. Filistin Yönetimi açıklamayı memnuniyetle karşılarken, Abbas’ın yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh bu adımı, “Fransa’nın uluslararası hukuka ve Filistin halkının kaderini tayin hakkına bağlılığının göstergesi” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Ancak karar, İsrail ve ABD cephesinden sert tepkilerle karşılandı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Macron’un açıklamasını “şiddetle kınadıklarını” belirtti. Netanyahu, “Bu koşullarda bir Filistin devleti, İsrail’in yanında barış içinde yaşamak için değil, onu yok etmek için bir fırlatma rampası olacaktır” dedi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise kararın “Hamas propagandasına hizmet edeceğini ve barış sürecini geciktireceğini” söyledi.</p>

<h3><strong>GAZZE’DEKİ DURUM KARARI HIZLANDIRDI</strong></h3>

<p>Macron’un açıklaması, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve bölgede yaşanan kitlesel açlıkla ilgili artan küresel tepkilerin gölgesinde geldi. Geçtiğimiz günlerde Fransa’nın da içinde bulunduğu 28 ülke, İsrail’i sivillere yönelik “acımasız” saldırıları nedeniyle ortak bir bildiriyle kınamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa, böylece Filistin’i tanıyan en büyük ve en etkili Avrupa ülkesi olacak. Şu ana kadar 140’tan fazla ülke Filistin’i tanıdığını açıklamış durumda. Fransa’nın bu adımı, Avrupa içinde yeni bir diplomatik kırılmanın habercisi olarak görülüyor.</p>

<h3><strong>FRANSA’NIN KÜLTÜREL DENGESİ VE YANKILARI</strong></h3>

<p>Fransa, Avrupa’nın en büyük Yahudi nüfusuna ve Batı Avrupa’nın en geniş Müslüman nüfusuna ev sahipliği yapıyor. Dolayısıyla Ortadoğu’daki gelişmeler ülkede toplumsal gerginlikleri de tetikleyebiliyor. Macron’un Filistin kararı, iç kamuoyunda da farklı tepkilere neden olabilir.</p>

<p>Ancak gözlemciler, bu kararın, Fransa’nın Gazze’deki insani trajediye karşı daha net bir duruş sergileme çabasının bir parçası olduğunu belirtiyor.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/gazze-krizi-donum-noktasi-oldu-fransadan-filistin-hamlesi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jul 2025 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/07/fransa-filistini-resmen-taniyacak-macron-tarihi-acikladi-17533862944153.jpg" type="image/jpeg" length="75290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Bandung Ruhu: Gazze İçin Lahey Grubu Ayağa Kalktı]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/yeni-bandung-ruhu-gazze-icin-lahey-grubu-ayaga-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/yeni-bandung-ruhu-gazze-icin-lahey-grubu-ayaga-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lahey Grubu Güney Afrika ve Kolombiyanın dönem başkanlığında 15-16 Haziranda Kolombiya Bogota’da Türkiye dahil 32 ülkenin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Bogota’da Tarihi Dönemeç: Lahey Grubu’ndan Soykırıma Karşı Koordineli Mücadele</strong></h2>

<p><strong>Kolombiya’nın başkenti Bogota, 15-16 Haziran 2025 tarihlerinde, uluslararası adalet çağrılarının ete kemiğe büründüğü tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. Güney Afrika ve Kolombiya'nın dönem başkanlığını yürüttüğü Lahey Grubu, Türkiye dahil 32 ülkenin katılımıyla, Gazze’deki soykırıma karşı hukuki, diplomatik ve ekonomik tedbirleri görüşmek üzere toplandı.</strong></p>

<h3>▪️ Lahey Grubu: Sembol Değil, Eylem İttifakı</h3>

<p>Lahey Grubu, sembolik çıkışlardan öteye geçen, doğrudan eylem planları oluşturan bir devletler ittifakı olma iddiasını taşıyor. Bu yönüyle, Gazze’deki soykırıma karşı uluslararası hukuk zemininde somut adımlar atan yegâne çok taraflı girişim olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bogota’daki toplantı, bu misyona paralel olarak şu ana başlıklarda kararlar üretti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İsrail’e karşı koordineli hukuki girişimler</strong> (Uluslararası Ceza Mahkemesi, Uluslararası Adalet Divanı nezdinde)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ekonomik baskı araçlarının</strong> devreye sokulması (boykotlar, yaptırımlar, ambargolar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diplomatik baskının</strong> artırılması ve uluslararası kamuoyunun mobilize edilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Cezasızlık ikliminin sona erdirilmesi</strong> ve İsrail’in ayrıcalıklı statüsüne meydan okunması</p>
 </li>
</ul>

<h3>▪️ Albanese: “Son 20 Ayın En Kritik Politik Gelişmesi”</h3>

<p>BM’nin Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, zirveyi, yalnızca Filistin meselesi açısından değil, küresel adalet mücadelesi bağlamında da tarihi olarak nitelendirdi. Albanese, “Bu zirve, son 20 aydaki en önemli siyasi gelişmedir” ifadesiyle, Lahey Grubu’nun potansiyelini bir dönüm noktası olarak gördüğünü kaydetti.</p>

<h3>▪️ ABD: “Bu, Koordineli Bir Hukuki-Diplomatik Saldırıdır”</h3>

<p>Zirvenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesinden bir üst düzey yetkili, hızla sağcı Yahudi medya platformu <strong>JNS’ye</strong> açıklama yaparak Lahey Grubu’nu “ABD ve müttefiklerine karşı hukuki ve diplomatik bir saldırı” olarak tanımladı.</p>

<p>En dikkat çekici ifade ise şuydu:<br />
<strong>“ABD, sözde ‘çok taraflı bloklar’ın uluslararası hukuku radikal Batı karşıtı ajandalarını ilerletmek için bir silaha dönüştürmesine kararlılıkla karşıdır.”</strong></p>

<p>Bu çıkış, zirvenin Washington cephesinde nasıl algılandığını açıkça ortaya koydu: Lahey Grubu, Batı merkezli düzene karşı küresel Güney’in yükselen adalet koalisyonu olarak konumlandırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>▪️ Yeni Bandung mu?</h3>

<p>Bogota zirvesi, birçok gözlemciye göre 1955’teki <strong>Bandung Konferansı</strong> ile tarihsel bir paralellik taşıyor. O günlerde Asya ve Afrika’nın sömürgecilik karşıtı çıkışı nasıl yeni bir dünya tahayyülünü tetiklediyse; bugün de Lahey Grubu, Batı’nın çifte standardına, cezasızlık politikalarına ve uluslararası hukukun “seçici uygulanmasına” karşı bir meydan okuma niteliği taşıyor.</p>

<h3>▪️ Türkiye’nin Katılımı Sessiz Ama Önemli</h3>

<p>Türkiye, zirveye <strong>Dışişleri Bakan Yardımcısı ve BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Levent Gümrükçü</strong> düzeyinde katıldı. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylemlerine karşı alınabilecek tedbirler” konusundaki görüşlerin aktarıldığı belirtildi.</p>

<p>Ancak Türk medyasında bu tarihi toplantı neredeyse tamamen görmezden gelindi. Türkiye’nin <strong>Bandung Konferansı’nda ABD çizgisinde durduğu tarihsel miras</strong>, bugün Bogota’da daha ilkeli bir konum alışla dönüşüm işareti verebilir. Ancak bu konumun sürdürülebilir ve tutarlı bir diplomasiye dönüşmesi şart.</p>

<h3>▪️ Adalet Talebi = “Radikal Batı Karşıtlığı”?</h3>

<p>Zirveye dair ABD'nin kullandığı dil, dikkat çekici bir zihinsel refleksi açığa çıkardı. <strong>“Küresel Güney aktörlerinin adalet talebi”</strong> Washington’da hâlâ “radikal Batı karşıtlığı” olarak okunuyor. Bu, Batı’nın hâkim uluslararası düzen üzerindeki kontrolünü kaybetme korkusunun en çıplak yansıması.</p>

<hr />
<h3>🔚 <strong>Sonuç: Sessiz İttifak, Yükselen Cephe</strong></h3>

<p>Bogota’daki Lahey Grubu toplantısı, dünyadaki güç dengeleri açısından henüz manşetlere yansımamış olsa da, uluslararası hukukun istisnasız uygulanması fikrinin yeniden canlandırılması adına tarihi bir eşiktir.</p>

<p>İsrail’in dokunulmazlığına son vermek için başlatılan bu girişim, aynı zamanda cezasızlığa, hukuksuzluğa ve küresel eşitsizliğe karşı yeni bir çok taraflı iradenin doğuşunu müjdeliyor.</p>

<p>Ve bu kez Türkiye, doğru yerde.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/yeni-bandung-ruhu-gazze-icin-lahey-grubu-ayaga-kalkti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Jul 2025 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/07/gv-9-m-e-r-xk-a-a0ryh.jpeg" type="image/jpeg" length="93747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Barışa Şara, Savaşa Culani Hazır” – Şam’dan İsrail’e Net Mesaj]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/barisa-sara-savasa-culani-hazir-samdan-israile-net-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/barisa-sara-savasa-culani-hazir-samdan-israile-net-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şara: “Kim barış istiyorsa Ahmed Şara hazırdır, kim savaş istiyorsa Ebu Muhammed el-Colani hazırdır”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Suriye Lideri Şara’dan Net Mesaj: “Barış isteyenle barışa, savaş isteyenle savaşa hazırız”</strong></p>

<p>İsrail’in geçtiğimiz günlerde Şam’da düzenlediği ve Genelkurmay Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hedef alan saldırılarının ardından Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, kamuoyuna yaptığı kapsamlı açıklamada hem iç hem dış cephelere önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Şara’nın açıklamaları, yalnızca bir cevap değil, aynı zamanda Suriye’nin yeni stratejik yönelimlerinin de işaret fişeği niteliğinde.</p>

<h3>“İki Yüzümüz Var: Biri Barışa, Diğeri Savaşa Dönük”</h3>

<p>Şara, konuşmasının başında kullandığı çarpıcı ifade ile dikkat çekti:<br />
<strong>“Kim barış istiyorsa Ahmed Şara hazırdır, kim savaş istiyorsa Ebu Muhammed el-Culani hazırdır.”</strong><br />
Bu cümle, yalnızca siyasi bir metafor değil; aynı zamanda Şara'nın hem devlet aklıyla barışı arayan bir lider hem de gerektiğinde sahada askeri caydırıcılığı temsil edecek güçlerle iş birliğine hazır olduğunu gösteriyor.</p>

<h3>“Vatanın Birliğini Seçtik, Provokasyonu Değil”</h3>

<p>İsrail’in Süveyda’daki güvenlik açmazını kaosa çevirmeye çalıştığını iddia eden Şara, burada Türkiye, ABD ve bazı Arap ülkelerinin arabuluculuğunun kritik rol oynadığını vurguladı. Süveyda’nın özellikle Dürzi nüfus açısından taşıdığı önemi vurgulayan lider, yerel liderlik yapılarının güçlendirilmesi ve güvenliğin artık bölge halkının elinde olacağını açıkladı.</p>

<h3>Süveyda Dosyası: “İkinci Bir Duyuruya Kadar Kapandı”</h3>

<p>Bu ifade, Şam yönetiminin bölgede kontrolü yeniden tesis ettiğini ve artık Süveyda’nın açık bir çatışma alanı olmaktan çıkarıldığını işaret ediyor. Şara’nın sözlerinde bu karar, hem askeri hem siyasi olarak bir “normalleşme” mesajı taşıyor.</p>

<h3>“Yeni Suriye” Vurgusu: Merkezi Devlet, Yerel Katılım</h3>

<p>Şara’nın konuşmasında dikkat çeken bir diğer başlık ise "yeni Suriye" kavramıydı. Bu kavramın altı şu şekilde dolduruldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Halkın devlete güveninin yeniden inşası</p>
 </li>
 <li>
 <p>Millet çıkarlarının bireysel beklentilerin önünde tutulması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Etnik, mezhepsel ve bölgesel ayrışmaların önüne geçilmesi<br />
 Bu açıklamalar, Şara’nın yalnızca savaş sonrası toparlanmaya değil, aynı zamanda kalıcı bir ulusal uzlaşı sürecine de öncülük etmek istediğini gösteriyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3>“İsrail Savaşı Başlatabilir Ama Bitiremez”</h3>

<p>İsrail’in Suriye’deki varlık hedeflerini açıkça eleştiren Şara, Tel Aviv yönetiminin özellikle rejimin zayıfladığı dönemlerde devleti parçalamaya yönelik çabalarını “nifak tohumu ekme girişimi” olarak nitelendirdi. Ancak en dikkat çeken çıkışlardan biri şu oldu:<br />
<strong>“İsrail savaşı başlatabilir ama bitiremez.”</strong><br />
Bu cümle, Suriye'nin artık yalnızca savunma pozisyonunda değil; gerektiğinde karşılık verecek askeri-siyasi kapasiteye de sahip olduğunu iddia ediyor.</p>

<h3>Dürzi Topluluğa Çağrı: “Suriye’nin Ayrılmaz Parçasısınız”</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Şara, konuşmasının sonunda özellikle Dürzi halkına hitap ederek, bu topluluğun Suriye’nin sosyopolitik yapısındaki kadim rolünü vurguladı. “Bu milletin dokusunun ayrılmaz bir parçasısınız” diyerek, etnik ve mezhebi aidiyetlerin üstünde bir ulus bilinci inşa etme hedefini ortaya koydu.</p>

<hr />
<h3>Değerlendirme</h3>

<p>Ahmed Şara'nın açıklamaları, yalnızca bir konuşma değil; bir yol haritası. Açıkça görülüyor ki Şam, İsrail’le doğrudan çatışmaya sürüklenmek istemiyor; ancak kendi toprak bütünlüğü ve toplumsal düzeni söz konusu olduğunda, hiçbir dış baskıya boyun eğmeyeceğini de beyan ediyor. Süveyda örneği ise Suriye’nin kriz bölgelerinde yerel aktörlerle kurduğu yeni ilişki biçiminin ilk sahası olabilir.</p>

<p>Bu konuşma, Suriye'nin yalnızca sahada değil, diplomaside de yeni bir döneme girdiğinin işareti. İsrail'e verilen mesaj net, iç kamuoyuna verilen söz güçlü: Suriye artık ya bölgesel kaosun kurbanı olacak ya da bu kaosun içinden yeni bir ulusal bütünlükle yükselecek.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/barisa-sara-savasa-culani-hazir-samdan-israile-net-mesaj</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Jul 2025 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/07/yky.jpg" type="image/jpeg" length="54281"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da Gazzeli Şehitler için saygı duruşuna duran Öğretmenler açığa alındı]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/fransada-gazzeli-sehitler-icin-saygi-durusuna-duran-ogretmenler-aciga-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/fransada-gazzeli-sehitler-icin-saygi-durusuna-duran-ogretmenler-aciga-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da bir ortaokulda görev yapan öğretmen, “Gazze'de hayatını kaybedenlerin anısına” bir dakikalık saygı duruşunda bulunmasının ardından yöneticileri tarafından “tarafsızlığa saygı yükümlülüğünün ihlali” gerekçesiyle açığa alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa'nın Yonne kentinin Sens bölgesinde bulunan bir lisede görev yapan öğretmen, öğrencileriyle birlikte “Gazze'de hayatını kaybedenlerin anısına” bir dakikalık saygı duruşunda bulunduğu gerekçesiyle yöneticileri tarafından tedbiren süresiz olarak açığa alındı.</p>

<p>Fransız Franceinfo'da yer alan habere göre, olay 25 Mart tarihinde bir öğretmenin, lise ikinci sınıf öğrencileriyle birlikte İsrail bombardımanı sonucunda hayatını kaybeden Gazze'liler için bir dakikalık saygı duruşu gerçekleşmesi ile yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın ardından okul yöneticileri öğretmen hakkında “tarafsızlığa saygı yükümlülüğünün ihlali” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Nisan ayı boyunca öğretmen ile yetkililer arasında görüşmeler yapılırken, öğretmenin süresiz olarak ihtiyati tedbirle süresiz olarak açığa alındığı belirtildi.</p>

<p>Konuya ilişkin eğitim sendikaları, yetkililerin aldığı açığa alma kararını eleştirirken, yapılan saygı duruşunun öğretmenin inisiyatifinde olduğunu, öğrencilerin buna katılmak istememesi durumunda etkinlikten ayrılabileceklerini, herhangi bir baskı veya zorlama olmadığını dolayısıyla alınan kararın hukuksuz olduğuna ilişkin açıklama yaptılar.</p>

<p>KAYNAK HABER: ANADOLU AJANSI (AA)</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/fransada-gazzeli-sehitler-icin-saygi-durusuna-duran-ogretmenler-aciga-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 May 2025 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/05/a-a-20250515-37968148-37968144-f-r-a-n-s-a-b-e-l-c-i-k-a-v-e-i-s-v-i-c-r-e-d-e-k-i-45-s-e-h-i-r-d-e-g-a-z-z-e-d-e-o-l-d-u-r-u-l-e-n-f-i-l-i-s-t-i-n-l-i-l-e-r-i-n-i-s-i-m-l-e-r-i-o-k-u-n-d-u-scaled-e1747391755939.jpg" type="image/jpeg" length="15540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas’ta İsrail bayrağı dalgalandı, Ortak Askeri operasyon yapıldı]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/fasta-israil-bayragi-dalgalandi-ortak-askeri-operasyon-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/fasta-israil-bayragi-dalgalandi-ortak-askeri-operasyon-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fas’ta düzenlenen “African Lion” askeri tatbikatında İsrail’in açık katılımı ve bayrağının dalgalanması, halkın tepkisini çekti. İsrail ile Fas arasındaki normalleşme süreci hızla ilerliyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fas’ta ABD Afrika Komutanlığı ile ortaklaşa düzenlenen yıllık “African Lion” askeri tatbikatı, bu yıl İsrail’in açık katılımıyla dikkat çekti. Tatbikat sırasında İsrail bayrağının Fas topraklarında dalgalanması, ülkede büyük bir halk tepkisine neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatbikata 40’tan fazla ülkeden 10 bin asker katılırken, İsrail bu etkinliğe üçüncü kez dahil oldu. Ancak geçen yıl Gazze’ye yönelik savaş nedeniyle İsrail’in katılımı kamuoyundan gizlenmişti. Bu yıl ise İsrail’in varlığı açıkça sergilendi.</p>

<h3>Halktan tepkiler</h3>

<p>İsrail askerlerinin Fas’ta görüntülenmesi ve Golani Tugayı’na ait bayrakların dalgalanması, sosyal medyada büyük tepki topladı. Golani Tugayı’nın Mart ayında Gazze’de 15 Filistinli sağlık çalışanını öldürmekle suçlandığı biliniyor. Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Fas yönetimine uluslararası hukuku uygulama ve suçlara karışan askerleri tutuklama çağrısında bulundu.</p>

<p>Fas halkı ise Filistin’e desteğini sürdürmeye devam ediyor. Son iki yılda birçok protesto düzenlenirken, geçtiğimiz ay Tanca Limanı işçileri, İsrail’e yedek parça taşıyan bir gemiyi yüklemeyi reddetti.</p>

<h3>Normalleşme süreci ve iş birliği</h3>

<p>Fas ve İsrail, 2020’de ABD arabuluculuğunda imzalanan bir anlaşma ile ilişkilerini normalleştirdi. Bu anlaşma kapsamında ABD, Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıdı. Ancak bu süreç, Fas halkı arasında geniş çapta hoşnutsuzluk yarattı.</p>

<p>KAYNAK: AJANSLAR</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/fasta-israil-bayragi-dalgalandi-ortak-askeri-operasyon-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 May 2025 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/05/fas-israil-asker.jpg" type="image/jpeg" length="26529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Gülpınar ABD'de Şanlıurfa'yı tanıttı]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/baskan-gulpinar-abdde-sanliurfayi-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/baskan-gulpinar-abdde-sanliurfayi-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük Türk kültür etkinliklerinden biri olan 2. Chicago Türk Festivali tamamlandı. Festivale katılan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, açılışta yaptığı konuşmada, Şanlıurfa’nın tarihini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük Türk kültür etkinliklerinden biri olan 2. Chicago Türk Festivali, bu yıl Şanlıurfa’nın derin tarihi mirası ve kültürel zenginliği ile yankı buldu. Festivalin onur konuğu olarak katılan Şanlıurfa</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, açılışta yaptığı konuşmada, Şanlıurfa’nın tarihini anlattı. Özellikle Göbeklitepe, Karahantepe, Sefertepe ve Sayburç gibi “Taş Tepeler” arkeolojik alanlarına değinen Gülpınar, bu bölgelerde yapılan kazıların sadece buluntular değil; aynı zamanda insanlığın bilinmeyen geçmişine ışık tuttuğunu vurguladı.</p>

<p>Chicago’nun Rosemont bölgesinde bulunan Donald E. Stephens Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Kuzey Amerika’da bugüne kadar düzenlenmiş en kapsamlı Türk festivallerinden biri olma niteliği taşıyan etkinlik, üç gün boyunca ziyaretçilere Türkiye’nin kültürel hazinelerini sunacak.</p>

<p>Festivale onur konuğu olarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da katıldı. Gülpınar’a Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal da eşlik ediyor.</p>

<p><strong>GÜLPINAR’DAN “İNSANLIK TARİHİNE YOLCULUK” VURGUSU</strong></p>

<p>Festivalin açılışında konuşan Başkan Gülpınar, sadece bir kentin değil, 12 bin yıllık insanlık geçmişinin sesi olarak sahnedeydi. “Bugün burada bulunmamın sebebi, sadece bir şehirden değil; insanlık tarihinin köklerinden, kolektif hafızamızdan ve geleceğe uzanan kültürel mirasımızdan söz etmektir” diyerek, Şanlıurfa’nın dünya tarihindeki yerini katılımcılara etkileyici bir üslupla aktardı.</p>

<p>Özellikle Göbeklitepe, Karahantepe, Sefertepe ve Sayburç gibi “Taş Tepeler” arkeolojik alanlarına değinen Gülpınar, bu bölgelerde yapılan kazıların sadece buluntular değil; aynı zamanda insanlığın bilinmeyen geçmişine ışık tuttuğunu vurguladı.</p>

<p>1963 yılında Chicago Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi’nin birlikte yaptığı yüzey araştırmasına gönderme yapan Gülpınar, “O yıllarda fark edilmeyen bu kadim miras, bugün Şanlıurfa'yı dünya kültürel mirasının merkezlerinden biri haline getirmiştir” dedi.</p>

<p><strong>“ŞANLIURFA BİR MEDENİYET ARŞİVİDİR”</strong></p>

<p>Konuşmasında Şanlıurfa’nın yalnızca tarihî değil, aynı zamanda müzikal, inançsal ve kültürel zenginliğini de aktaran Gülpınar, şehri “yaşayan bir medeniyet arşivi” olarak tanımladı.</p>

<p>Hz. İbrahim’in doğduğu Balıklıgöl’den, Harran’daki ilk üniversite kalıntılarına kadar pek çok noktaya değinen Başkan Gülpınar, “Bu şehir sadece Türkiye için değil, insanlık için de eşsiz bir hazinedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ayrıca UNESCO tarafından “Müzik Şehri” olarak kabul edilen Şanlıurfa’nın, 2026 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Müzik Toplantısı’na ev sahipliği yapacağını müjdeleyen Gülpınar, 80 ülkeden müzik insanını Urfa’da ağırlayacaklarını duyurdu.</p>

<p>Başkan Gülpınar, bu uluslararası buluşmanın Türk kültürünü ABD’de tanıtma açısından önemli bir diplomatik platform oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Konuşmasının sonunda festivalin düzenlenmesine katkı sunan tüm kişi ve kurumlara içten teşekkür eden Mehmet Kasım Gülpınar, “Geçmişin ışığını bugüne taşımak ve bu kültürel mirası dünya ile paylaşmak bizim sorumluluğumuzdur,” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p><strong>KÜLTÜRLERARASI DİYALOGUN KALBİNDE TÜRK KÜLTÜRÜ</strong></p>

<p>Festivalin açılışı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Mehter Takımı’nın coşkulu gösterisiyle başladı. 200’ü aşkın stantta ebru, tezhip, hat, seramik gibi geleneksel sanatlar sergilenirken; Türkiye’den gelen sanatçılar da canlı atölye çalışmalarıyla ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim yaşattı.</p>

<p>Festival boyunca Amerika’daki Türk diasporası ile ilgili paneller, söyleşiler ve kültürel oturumlar da büyük ilgi görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Azerbaycan’ın ABD Büyükelçisi İbrahim Hazar, Türkiye Cumhuriyeti Chicago Başkonsolosu Tahir Bora Atanır ve organizatör Ertuğrul USA Başkanı Halil İbrahim Demir gibi isimler de yer aldı.</p>

<p>Türk kültürünün ABD’deki sesi olan bu festivalde Şanlıurfa’nın tanıtım üzerine yaptığı katkı, katılımcılar tarafından büyük takdir topladı.</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, KÜLTÜR SANAT, Şanlıurfa</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/baskan-gulpinar-abdde-sanliurfayi-tanitti</guid>
      <pubDate>Sun, 25 May 2025 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/05/69079-76799-20250525125806.jpeg" type="image/jpeg" length="33376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[3 Büyük Ülkeden İsrail'e göz dağı: "Yardımlara izin verilmezse gerekeni yaparız!"]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/3-buyuk-ulkeden-israile-goz-dagi-yardimlara-izin-verilmezse-gerekeni-yapariz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/3-buyuk-ulkeden-israile-goz-dagi-yardimlara-izin-verilmezse-gerekeni-yapariz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere, Fransa ve Kanada liderlerinin ortak açıklaması: İsrail Gazze'deki saldırısını durdurmaz ve yardımın girişini engellemeye devam ederse harekete geçeceğiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere, Fransa ve Kanada'nın imzasını taşıyan açıklamada, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını genişletme kararı kınandı.</p>

<p>"Gazze'deki insani durum kabul edilemez seviyede." ifadesi kullanılan açıklamada, İsrail'in Gazze'ye bazı insani yardımların girişine izin vermesinin yeterli olmadığı vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, "İsrail hükümetini Gazze'deki askeri operasyonlarını derhal durdurmaya ve Gazze'ye insani yardım girişine izin vermeye çağırıyoruz." ifadesine yer verildi.</p>

<p>Esirlerin salıverilmesi çağrısı da yapılan açıklamada, İsrail hükümetinin Gazze'deki sivillere yönelik insani yardımları engellemesinin uluslararası insancıl hukuku ihlal riski taşıdığı belirtildi.</p>

<p>İsrail hükümet yetkililerinin Gazzelileri yerinden etme yönünde kullandığı ifadelerle ilgili "İsrail hükümeti üyelerinin kullandığı nefret dilini kınıyoruz." ifadeleri kullanılan açıklamada, zorla yerinden etmenin uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğu kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, İsrail'in "kendisini savunma hakkına" verilen destek yinelenirken, "Ancak bu tırmanış tamamen orantısız. Netanyahu hükümeti korkunç eylemlerini sürdürürken durup izleyemeyiz. İsrail yeni askeri operasyonlarını durdurmaz ve insani yardıma koyduğu engelleri kaldırmazsa bunlara karşı daha somut adımlar atacağız." ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsraillilerin Batı Şeria'daki Filistin topraklarını gasbetmesine de değinilen açıklamada, "Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinin genişletilmesine yönelik her türlü girişime karşıyız. İsrail, yasa dışı olan, Filistin devletinin yaşayabilmesini zorlaştıran ve İsrailliler ile Filistinlilerin güvenliğini baltalayan bu yerleşim yerlerini durdurmalı. Bu konuda daha fazla adım atmaktan ve yaptırımlar uygulamaktan kaçınmayacağız." vurgusu yapıldı.</p>

<p>ABD, Katar ve Mısır'ın ateşkes için attığı adımlara destek verilen açıklamada, ateşkes ve esirlerin salıverilmesinin, sivillerin çektiği acıları sona erdirmede ve uzun vadeli siyasi çözümü sağlamada en önemli adımlar olduğuna işaret edildi.</p>

<p>Arap ülkelerinin Gazze'nin geleceği için öngördüğü plan doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini belirten İngiltere, Fransa ve Kanada, "İki devletli çözüme katkı sağlayacak Filistin devletini tanımaya ve bu konuda çalışmaya hazırız." açıklamasını yaptı.</p>

<h2>AB yetkilileri ve 22 ülke Dışişleri Bakanından "insani yardımlar siyasallaşmasın" mesajı</h2>

<p>Londra'da yapılan İngiltere-Avrupa Birliği (AB) Zirvesi'nin ardından bazı AB ülkeleri, İngiltere, Avustralya, Kanada, Japonya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin imzasıyla yapılan açıklamada ise "Gazze açlıkla karşı karşıya. Gazze halkı acilen ihtiyaç duyduğu yardımı almalı." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>İsrail'in Gazze'ye yardım girişini engellemesi öncesinde insani yardım aktörlerinin canlarını tehlikeye atarak bölgeye yardım ulaştırdığı hatırlatılan açıklamada, "İsrail güvenlik kabinesi, Birleşmiş Milletler (BM) ve insani yardım partnerlerimizin desteklemeyeceği yeni bir Gazze'ye yardım modelini onayladığını bildirdi. (BM ve insani yardım aktörleri) İnsani ilkelere saygı göstermeyen hiçbir düzenlemeye katılmayacaklarını net şekilde belirttiler." değerlendirmesi yer aldı.</p>

<p>BM'nin bu plan konusundaki endişelerine yer verilen açıklamada, "Bu model yardımdan yararlananları ve yardım çalışanlarını riske atarken BM ile güvenilir ortaklarımızın rolünü ve bağımsızlığını zedeliyor. İnsani yardımı politik ve askeri hedeflere bağlıyor. İnsani yardım hiçbir zaman siyasallaştırılmamalı, Filistin toprakları daraltılmamalı veya demografik bir değişikliğe tabi tutulmamalıdır." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>İmzacı ülkeler, İsrail hükümetini, Gazze'ye yardımların tam şekilde girişine izin vermeye çağırdı ve gerekli desteği sağlama sözünü yineledi.</p>

<p>Açıklamada ateşkes şartlarına dönmenin ve iki devletli çözüm için çalışmanın bölgeye barış ve güvenlik getirmenin tek yolu olduğunun altı çizildi.</p>

<p>Açıklamada, Avustralya, Kanada, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, İtalya, Japonya, Litvanya, Letonya, Lüksemburg, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, Slovenya, İspanya, İsveç ve İngiltere Dışişleri Bakanları ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı, AB Hazırlıklılık, Kriz Yönetimi ve Eşitlik Komiseri ile AB Akdeniz Komiserinin imzası yer aldı.</p>

<p>TRT HABER </p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/3-buyuk-ulkeden-israile-goz-dagi-yardimlara-izin-verilmezse-gerekeni-yapariz</guid>
      <pubDate>Tue, 20 May 2025 01:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2023/11/f-saxkmxcaezjzp.jpeg" type="image/jpeg" length="12979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye CB'lığından YPG-PKK'nın Federasyon talebine sert yanıt]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/suriye-cbligindan-ypg-pkknin-federasyon-talebine-sert-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/suriye-cbligindan-ypg-pkknin-federasyon-talebine-sert-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye yönetimi, SDG adını kullanan PKK/YPG'nin "federasyon" talebine karşı çıkarak, "Suriye'nin toprak ve halk bütünlüğü bizim için kırmızı çizgidir." açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye yönetimi, SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin "federasyon" talebine karşı çıkarak, "Suriye'nin toprak ve halk bütünlüğü bizim için kırmızı çizgidir ve buna yönelik her türlü ihlal ve sapma; Suriye'nin birleşik kimliğine saldırı olarak değerlendirilir." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Suriye Cumhurbaşkanlığının Telegram kanalından yapılan açıklamada, SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin "federasyon" talebine tepki gösterildi.</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">Açıklamada, "SDG'nin son dönemde yaptığı, federasyon çağrısında bulunan ve sahada ayrı bir yapı oluşturmayı amaçlayan hareketler ve açıklamaları (Şam yönetimi-SDG) anlaşmanın içeriğiyle açık bir şekilde çelişmekte ve ülkenin birliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit etmektedir. Ülkeyi bölmeye yönelik bir gerçeklik dayatma ya da federasyon veya özerk yönetim adı altında ayrı yapılar oluşturma girişimlerini açık bir şekilde reddediyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">Suriye Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, SDG adını kullanan PKK/YPG’nin “federasyon” talebine tepki gösterildi &nbsp;— “SDG’nin son dönemde yaptığı, federasyon çağrısında bulunan ve sahada ayrı bir yapı oluşturmayı amaçlayan hareketler ve açıklamalar ülkenin birliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit etmektedir”</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">— “Ülkeyi bölmeye yönelik bir dayatma ya da federasyon veya özerk yönetim adı altında ayrı yapılar oluşturma girişimlerini açık bir şekilde reddediyoruz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">— “Suriye'nin toprak ve halk bütünlüğü bizim için kırmızı çizgidir. Her türlü ihlal ve sapma; Suriye'nin birleşik kimliğine saldırı olarak değerlendirilir”</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">— “Bazı bölgelerde tehlikeli demografik değişim girişimlerine işaret eden uygulamalardan derin endişe duyuyoruz”</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">— “SDG’nin devlet kurumlarının çalışmalarını engelleme, ulusal kaynakları devletin denetimi dışında kullanma gibi uygulamalarının, bölünmeyi derinleştireceği konusunda uyarıyoruz”</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">— “Kürt kardeşlerimizin hakları da dahil olmak üzere, tüm halk bileşenlerinin haklarının, tek ve birleşik Suriye devleti çatısı altında, tam vatandaşlık ve yasa önünde eşitlik temelinde korunacağını vurguluyoruz"</p>

<p data-immersive-translate-walked="75a9aff0-a225-4f3f-aab2-19dbb7f5780e">— “Herhangi bir dış müdahaleye veya yabancı vesayetine ihtiyaç yoktur”</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/suriye-cbligindan-ypg-pkknin-federasyon-talebine-sert-yanit</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Apr 2025 20:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/04/gpjrg-c-x-m-a-ax-k-rx.jpeg" type="image/jpeg" length="35002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Gülpınar İspanya'da!]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/baskan-gulpinar-ispanyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/baskan-gulpinar-ispanyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, İspanya'nın Barcelona kentinde düzenlenen UCLG 2025 Retreat toplantısına katılım sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, İspanya'nın Barslcelona kentinde düzenlenen UCLG 2025 Retreat toplantısına katıldı. Gülpınar bu önemli toplantıda yerel yönetimlerin küresel iş birliği ve sürdürülebilir kalkınmadaki rolünü bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar Şanlıurfa’nın kültürel zenginliği, tarihsel mirası ve dinamik yapısıyla uluslararası platformlarda daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyoruz dedi.</p>

<p>Başkan Gülpınar Köln Belediye Başkan Yardımcısı Andreas Wolter, ICLEI Almanya Direktörü Yunus Arıkan, UCLG Asya-Pasifik Genel Sekreteri Dr. Bernadia Tjandradewi, Fas Şafşavan Şehri Belediye Başkanı Mohamed Sefiani ve UCLG Kültür Komitesi Direktörü Jordi Pascual ile önemli temaslarda bulunarak, yerel yönetimler arasındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Başkan Gülpınar toplantıda yapmış olduğu konuşmada şu ifadelere yer verdi.</strong></p>

<p></p>

<p>"Burada olmak benim için büyük bir onurdur. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı ve aynı zamanda UCLG MEWA Kültür Elçisi olarak, küresel gündemin yerelleştirilmesi gerekliliği ve bu süreçte kültüre daha fazla dikkat edilmesi gerektiği konusunda söz almış bulunuyorum.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UCLG MEWA Kültür Elçisi olarak, kültürümüzü ve mirasımızı uluslararası alanda temsil etme görevim, bu konudaki kararlılığımızın ve inancımızın en önemli göstergelerinden biridir.</p>

<p></p>

<p>Bu görev, yalnızca yerel düzeyde değil, aynı zamanda küresel düzeyde de sorumluluk taşımamıza neden olmakta ve kültürümüzü ve değerlerimizi tüm dünyaya taşıyacak yeni projeler ve iş birlikleri geliştirmemiz için bizi sürekli olarak teşvik etmektedir.</p>

<p></p>

<p>Değerli Katılımcılar,</p>

<p>Hepimiz giderek daha fazla birbirine bağlı bir dünyada yaşıyoruz. Küresel gündem, ekonomik kalkınmadan iklim değişikliğine, eğitimden sağlığa kadar birçok önemli konuyu şekillendiriyor. Ancak, bu geniş perspektifte, yerel kültürlerin, geleneklerin ve toplulukların özel ihtiyaçları çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Bu nedenle, küresel gündemin yerelleştirilmesi, sürdürülebilir bir geleceğin inşa edilmesi için kilit öneme sahiptir.</p>

<p></p>

<p>Şanlıurfa, tarihi ve kültürü kesişim noktasında yer alan, 12.000 yıllık köklü tarihiyle "İlklerin Şehri" olarak bilinen benzersiz bir şehirdir. Göbeklitepe gibi dünya tarihine ışık tutan arkeolojik alanlara ev sahipliği yapan bu şehir, insanlık için derin mesajlar taşıyan bir mirasa sahiptir. Bu kadim zenginlik, sadece geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren ve uluslararası alanda fark yaratan paha biçilmez bir mirastır.</p>

<p></p>

<p>Değerli Katılımcılar,</p>

<p>Küresel gündem, ekonomik büyüme ve teknolojik ilerlemelerle sınırlı olmamalıdır. Özellikle iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve insan hakları gibi alanlarda, yerel toplulukların gerçek ihtiyaçlarını dikkate alan özel çözümler geliştirilmesi gerekmektedir. Örneğin, tarımda kuraklık gibi yerel zorluklara yönelik çözümler bu sürecin bir parçası olmalıdır.</p>

<p></p>

<p>Şanlıurfa halkı, yerel ekonomik yapısı ve kültürel değerleriyle, küresel çözümlerin yerelleştirilmesinin önemini en iyi şekilde örneklemektedir.</p>

<p></p>

<p>Kültür, her topluluğun kimliğini tanımlayan ve hayatın her alanına nüfuz eden temel bir unsurdur. Şanlıurfa'nın mutfağı, müziği, geleneksel el sanatları ve kutsal alanları, sadece birer gurur kaynağı değil, aynı zamanda bu şehri ve burada yaşayan insanları tanımlayan vazgeçilmez unsurlardır.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca, UNESCO tarafından müzik şehri olarak ilan edilen Şanlıurfa, yerel "Sıra Geceleri" ile zengin müzik kültürünü ve benzersiz geleneklerini ön plana çıkarmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Kültür, sadece geçmişi korumakla kalmaz, geleceği de şekillendirir. Bu nedenle, kültürel mirasın ve yerel geleneklerin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG'ler) gibi küresel çerçevelerde korunması, hepimizin ortak sorumluluğudur.</p>

<p></p>

<p>Şanlıurfa’nın kadim mirasını, uluslararası kuruluşlarla sürekli temas halinde olarak, ortak projeler ve deneyim paylaşımı yoluyla dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz.</p>

<p></p>

<p>Her platformda, insanları, açık hava müzesi gibi sokaklarımızda ve tarihi kalıntılarımızda keşfedilmemiş gizemlerin izinden yürümeye davet ediyoruz. Bu, yerel yönetimlerin ve toplulukların küresel arenada güçlü ve etkili olabileceğinin canlı bir örneğidir.</p>

<p></p>

<p>Şanlıurfa, sadece bir şehir değil, aynı zamanda medeniyetin beşiği ve insanlığın ortak mirasının canlı tutulduğu kutsal bir coğrafyadır. Göbeklitepe ve diğer kültürel hazinelerimiz, geçmişimizin en değerli miraslarıdır. Bu mirası sadece korumakla kalmak istemiyoruz, aynı zamanda tüm dünyayla paylaşmayı arzuluyoruz.</p>

<p></p>

<p>Şanlıurfa’nın eşsiz atmosferini keşfetmeye ve bu zengin mirası birlikte sıcak sohbetlerle paylaşmaya davet ediyorum sizi. Unutmayalım ki, büyük değişimler küçük adımlarla başlar ve bu adımları atan bizleriz.</p>

<p></p>

<p>Teşekkür ederim."</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, KÜLTÜR SANAT, Şanlıurfa</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/baskan-gulpinar-ispanyada</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2025/02/smart-select-20250218-193540-x.jpg" type="image/jpeg" length="45873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Gazze'ye 450 gün boyunca ölüm yağdırdı]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/israil-gazzeye-450-gun-boyunca-olum-yagdirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/israil-gazzeye-450-gun-boyunca-olum-yagdirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail medyasına göre Tel Aviv saldırılar için tam 41 milyar dolar harcadı. Saldırılarda, 840 İsrail askeri hayatını kaybetti ve yaklaşık 14 bin kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbranice yayın yapan "Calcalist" sitesinin haberinde, saldırılarda mal ve can kaybına ilişkin bilgiler verildi.</p>

<p>Saldırıların&nbsp;<strong>İsrail</strong>'e 150 milyar şekele (41 milyar dolar) mal olduğu aktarılan haberde, 7 Ekim'den beri yaklaşık 220 bin yedek askerin çağrıldığı ve her bir asker için aylık asgari harcamanın 15 bin şekel olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sürede 840 İsrail askerinin öldüğü ve 14 bin civarında kişinin yaralandığı hatırlatılan haberde, her ay ortalama bin askerin yaralandığına dikkati çekildi.</p>

<p><strong>Gazze</strong>'ye saldırıların “İsrail tarihinin en zor savaşı” olduğu paylaşılan haberde, hükümetin sağ kanadının engellemelerine rağmen ABD'nin seçilmiş Başkanı Donald Trump’ın ısrarlarının Gazze'de ateşkesin geleceğini belirleyeceği vurgulandı.</p>

<p>KAYNAK: CNNTÜRK</p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/israil-gazzeye-450-gun-boyunca-olum-yagdirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jan 2025 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2023/11/f-saxkmxcaezjzp.jpeg" type="image/jpeg" length="39815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'de ateşkes resmen başladı!]]></title>
      <link>https://www.haberurfa.com/gazzede-ateskes-resmen-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberurfa.com/gazzede-ateskes-resmen-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze'de ateşkesin bugün Filistin ve İsrail saati ile 08.30 (TSİ ile 09.30) yürürlüğe girmesi bekleniyordu. Ancak İsrail'in ertelemesi sonucu bombardıman başladı ve en az 14 Filistinli hayatını kaybetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazze'de ateşkesin bugün Filistin ve İsrail saati ile 08.30 (TSİ ile 09.30) yürürlüğe girmesi bekleniyordu. Ancak İsrail'in ertelemesi sonucu bombardıman başladı ve en az 14 Filistinli hayatını kaybetti.</p>

<p>Hamas üç rehinenin isimlerini açıklarken İsrail'de üç aşırı sağcı bakan hükümetten istifa etti. Savaşın 471'inci gününde ateşkes TSİ ile 12.15'te resmen yürürlüğe girdi. Son dakika açıklamalarına göre rehine takası 17.00'da başlayacak.&nbsp;</p>

<p><strong>GAZZE ATEŞKESİ NASIL İŞLEYECEK?</strong></p>

<p>Gazze için varılan ateşkesin özet bilgileri şöyle:</p>

<p><strong>ANLAŞMADA NELER VAR?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk 42 günlük aşamada tüm çatışmalar durdurulacak. İsrail güçleri Gazze şehirlerinden şeridin kenarındaki bir "tampon bölgeye" çekilecek, yerinden edilmiş Filistinliler evlerine dönebilecek ve yardım teslimatlarında belirgin bir artış olacak.</p>

<p>Önümüzdeki altı hafta içinde toplam 33 rehine ve karşılığında İsrail hapishanelerinde tutulan yaklaşık 1.700 Filistinli bırakılacak.</p>

<p>Hamas tarafından Romi Gonen, Doron Steinbrecher ve Emily Damari olarak adlandırılan üç kadın esir, yaklaşık 95 Filistinli karşılığında bugün planlanan saatle 17.00'de serbest bırakılacak. Ardından rehineler önümüzdeki altı hafta boyunca her Pazar günü serbest bırakılacak. Aynı gün karşılığında bırakılacak Filistinli tutuklu sayısı ise bırakılan rehinelerin asker mi sivil mi olduğuna göre değişecek. Batı Şeria'dan serbest bırakılan ve İsraillilere karşı ağır suçlardan hüküm giyen Filistinlilerin bir kısmı, evlerine dönmelerine izin verilmek yerine üçüncü ülkelere gönderilecek.</p>

<p>Gazze'de, evlerinden edilen kişilerin Filistin topraklarında yedinci günden itibaren serbestçe dolaşmasına izin verilecek ve şeridin vahim insani koşullarını hafifletmek için her gün 600 kamyon yardım gelecek. Gazze'ye şu anda günde ortalama 18 kamyon dolusu malzeme gönderiliyor ve yardım kuruluşları günde en az 500 kamyona ihtiyaç olduğunu söylüyor.</p>

<p><strong>İKİNCİ AŞAMA NE ZAMAN?</strong></p>

<p>Altı haftalık ilk aşamadan sonra başlaması beklenen ikinci aşamada, süresi belirsiz olmakla beraber kalan yaşayan rehineler iade edilecek ve buna karşılık gelen oranda Filistinli tutuklu serbest bırakılacak ve İsrail Gazze Şeridi'nden tamamen çekilecek. Hasta ve yaralıların Mısır'a gitmesi için Rafah geçişi açılacak. Filistin kontrolüne geri dönüp dönmeyeceği belirsiz.</p>

<p><strong>KAYNAK: MİLLİYET</strong></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem</category>
      <guid>https://www.haberurfa.com/gazzede-ateskes-resmen-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jan 2025 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberurfacom.teimg.com/crop/1280x720/haberurfa-com/uploads/2023/11/f-saxkmxcaezjzp.jpeg" type="image/jpeg" length="69673"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
